31 Aralık 2006 Pazar
24 Aralık 2006 Pazar
BARILOCHE...HALA
Ne sorunluyum ama...Nasil da sikayet etmisim dun.Aslinda keyfim yerinde ama anlasilan bu 19 saatlik yolculuklari ust uste yapmak bana hic yaramiyor . Hele de gunun cogunu dunyanin en sikici yolunda gecirince..Hep Konya-Aksaray arasinin dunyanin en sikici yolu oldugunu dusunurdum ama daha kotusu varmis . Minik petrol kuyulari bile manzarayi degistirebiliyormus . Ama hala birkac tane daha var , dayanmam lazim .
Bariloche'de hapis kaldim , cok da iyi oldu . Noel yuzunden butun otobusler dolu , hele ki ben El Calafate'a gitmek istiyorum ve oraya giden otobus yok . Ya tura katilacaksin ya da benim yapacagim gibi Rio Gallegos'a inip oradan hem Ushuaia , hem de El Calafate yapacaksin . Zor ama imkansiz degil . Fazladan 9 saatlik yolculuk demek . En azindan sali gunune Rio Gallegos otobusunde yer bulabildim ,cok eglenceli , tam 27 saat yol..
Ama dedigim gibi bir yerde hapis kalacaksam , burasi ideal . Karsimda gol , tepesi karli daglar , aksam 9'larda batan gunes . Bir tek hava epey soguk , o da olacak o kadar . Mendoza ve Salta'da sicaktan duramiyorduk , burada da montsuz cikilmiyor . Kutba ciddi ciddi yaklasiyorum . O kadar sabirsizlaniyorum ki , kutup ve deniz . Ah , denizi cok ozledim bir de . Su var buralarda ama su iyot kokusunu bir duysam , rahatlayacagim .
Bu aksam hostelde herkes kendi ulkesinin yemegini yapacak . Ben hicbirsey bulamadim , lazim olan hemen hicbirsey yok . Aklima gelen tek sey patlican salatasi , bakalim nasil olacak?
Mutlu noeller!
Bariloche'de hapis kaldim , cok da iyi oldu . Noel yuzunden butun otobusler dolu , hele ki ben El Calafate'a gitmek istiyorum ve oraya giden otobus yok . Ya tura katilacaksin ya da benim yapacagim gibi Rio Gallegos'a inip oradan hem Ushuaia , hem de El Calafate yapacaksin . Zor ama imkansiz degil . Fazladan 9 saatlik yolculuk demek . En azindan sali gunune Rio Gallegos otobusunde yer bulabildim ,cok eglenceli , tam 27 saat yol..
Ama dedigim gibi bir yerde hapis kalacaksam , burasi ideal . Karsimda gol , tepesi karli daglar , aksam 9'larda batan gunes . Bir tek hava epey soguk , o da olacak o kadar . Mendoza ve Salta'da sicaktan duramiyorduk , burada da montsuz cikilmiyor . Kutba ciddi ciddi yaklasiyorum . O kadar sabirsizlaniyorum ki , kutup ve deniz . Ah , denizi cok ozledim bir de . Su var buralarda ama su iyot kokusunu bir duysam , rahatlayacagim .
Bu aksam hostelde herkes kendi ulkesinin yemegini yapacak . Ben hicbirsey bulamadim , lazim olan hemen hicbirsey yok . Aklima gelen tek sey patlican salatasi , bakalim nasil olacak?
Mutlu noeller!
MENDOZA VE BARILOCHE
Bariloche'ye geldim en sonunda ama buradan nasil devam edecegim hakkinda en ufak bir fikrim bile yok.Mendoza icin tek soyleyebilecegim sey orada kalmak istedigim . Sehre bayildim . Bariloche ise tam ufak Isvicre , cikolatalariyla birlikte .
Keyfim?Yerinde degil . Bunu neden yapiyorum diye sormaya basladim kendime.Yine de yapacagim son sey olsa da Amazonlara gidecegim . Sonra yazarim,canim istemiyor . Bu aralar sahip oldugum tek luks bu...........
Aptalca davranmak da bir ayricaliktir...:)))
Yine de optum.............
Keyfim?Yerinde degil . Bunu neden yapiyorum diye sormaya basladim kendime.Yine de yapacagim son sey olsa da Amazonlara gidecegim . Sonra yazarim,canim istemiyor . Bu aralar sahip oldugum tek luks bu...........
Aptalca davranmak da bir ayricaliktir...:)))
Yine de optum.............
19 Aralık 2006 Salı
SALTA
Yola basladigimdan beri ilk defa rahat bir bilgisayar basindayim , bastan uyarayim , aslinda konusmayi sevdigim kadar yazmayi da seviyorum ama bir kahvemle sigarami icemedigim , istedigim saatte kullanamadigim , cevremde bir suru insanin oldugu internet kafelerden yazmak cok zor . Hani anneannemin benim icin hep soyledigi bir laf vardi : Keyif p....Tamam, o da dogru ama ister inanin ister inanmayin herkesi ozledim . Sadece bir ay oldu ama uzak olmaktan cok uzak hissetmek agir geldi galiba . Off , nasil da duygusal oldum ama. .
Simdi tekrar yolculuk anilari ... Kimse beni rahatsiz etmezse bu gece bir link daha ekleyecegim , ilgilenenler okusun . Neler oluyor buralarda diye . Gezginler de meraklanmasin , herseyin notunu en ince detaya kadar tutuyorum , onlar da daha rahat bir zamanda eklenecek . Kimseninn benim kadar arastirip sonra cogunun yanlis oldugunu gormesini istemem . Rahat olun gezenler , Guney Amerika'nin cogu benden geliyor.
Biliyorum , Sili yerine Arjantin'den guneye iniyorum diye sasiranlar , hatta kizanlar var . Ama maddi durumlar elvermiyor . Kusura bakmasinlar , Sili'nin kalani bir sonraki seneye kaldi . Hem bu biraz gonul meselesi . Amazonlari rahat rahat tekneyle gecip , piranhalarla ve sivrisineklerle eglenmeyi Santiago ve plajlari gormeye tercih ediyorum , o kadar .
Son olarak dun aksam Arjantin , Salta'ya geldim . Arkadaslarin anlattigi kadar varmis , ilk defa gercek bir sehir gordum-tabii bizim standartlarimizda.Cok eglenceli , bana Akdeniz kiyilarini hatirlatti . Yesil , nemli , sicak , aksam saat 7'ye kadar kimse cikmiyor , sonra ise herkes sokaklarda . Gece yarisinda sonra bile parklar insanla dolu . Yemekler harika , en sonunda rahat rahat ucuz et yiyebiliyorum . Bu arada meraklisina , bir gram bile almadim hatta verdim ama San Pedro'da doktora gitmek zorunda kaldim . Hersey normalmis ama daha fazla yemem gerekiyormus . Arjantin'de yememek mumkun degil zaten .Fiyatlar Sili'nin yarisindan az ,yemekler iyi. Daha ne isterim? Bir de gunes yaniklarim olmasa cok daha iyi olacagi ama . Gelenlere tavsiye , tuz colunun gunesine 45 faktor bile yetmedi , omuzlarim hala kirmizinin onbes tonunda . Kendi omuzlarim olmasa , sevecegim bile renkleri.
Bugunu sehri dolasmakla gecirdim , herzamanki gibi . Sabah kalkip kahve ,sigara ve gazete keyfimden sonra siesta saatine kadar gezdim . Aksamustu ise teleferikle daga cikip manzaranin ve daglarin keyfini cikardim . Yani teleferiklerden korktugumu hesaba katmazsak . Ama yine de gittim , Salta 1.200.000 nufuslu demislerdi , on gordum.
Bir de bu arada camasir yikadim , gercekten yaptim ,. Ben bile bir insanin giysilerinin bu kadar kirlenebilecegine inanmazdim . Elbette bir kisim hosteldeki yikamaya gitti ama bazi seylere kiyamadim , sevgili gore-tex ceketimi ellerimle yikadim . Bunu epeydir yapmamistim ama becerdim , koca bir ceketi yikamak degil ama durlamak zormus anlasilan.
Yarin yine yol zamani . Kendime bir soz verdim , 1 Subat'ta Manaus'ta olacagim diye . Hizli olmak lazim , Amazon gezimi yapmadan bir yere gitmeye niyetim yok cunku . Kalanlar?...Seneye artik . Bu kesinlikle son degil .
Teyzem ,sakin endiselenme ,ben buralar icin o kadar kocaman ve o kadar rehberlikten tecrubeliyim ki , yanima bile yaklasamiyorlar . Hani derler ya, onlar benden korksun !
Annem ve babam . Hicbirsey demiyorum.
Opuyorum
Simdi tekrar yolculuk anilari ... Kimse beni rahatsiz etmezse bu gece bir link daha ekleyecegim , ilgilenenler okusun . Neler oluyor buralarda diye . Gezginler de meraklanmasin , herseyin notunu en ince detaya kadar tutuyorum , onlar da daha rahat bir zamanda eklenecek . Kimseninn benim kadar arastirip sonra cogunun yanlis oldugunu gormesini istemem . Rahat olun gezenler , Guney Amerika'nin cogu benden geliyor.
Biliyorum , Sili yerine Arjantin'den guneye iniyorum diye sasiranlar , hatta kizanlar var . Ama maddi durumlar elvermiyor . Kusura bakmasinlar , Sili'nin kalani bir sonraki seneye kaldi . Hem bu biraz gonul meselesi . Amazonlari rahat rahat tekneyle gecip , piranhalarla ve sivrisineklerle eglenmeyi Santiago ve plajlari gormeye tercih ediyorum , o kadar .
Son olarak dun aksam Arjantin , Salta'ya geldim . Arkadaslarin anlattigi kadar varmis , ilk defa gercek bir sehir gordum-tabii bizim standartlarimizda.Cok eglenceli , bana Akdeniz kiyilarini hatirlatti . Yesil , nemli , sicak , aksam saat 7'ye kadar kimse cikmiyor , sonra ise herkes sokaklarda . Gece yarisinda sonra bile parklar insanla dolu . Yemekler harika , en sonunda rahat rahat ucuz et yiyebiliyorum . Bu arada meraklisina , bir gram bile almadim hatta verdim ama San Pedro'da doktora gitmek zorunda kaldim . Hersey normalmis ama daha fazla yemem gerekiyormus . Arjantin'de yememek mumkun degil zaten .Fiyatlar Sili'nin yarisindan az ,yemekler iyi. Daha ne isterim? Bir de gunes yaniklarim olmasa cok daha iyi olacagi ama . Gelenlere tavsiye , tuz colunun gunesine 45 faktor bile yetmedi , omuzlarim hala kirmizinin onbes tonunda . Kendi omuzlarim olmasa , sevecegim bile renkleri.
Bugunu sehri dolasmakla gecirdim , herzamanki gibi . Sabah kalkip kahve ,sigara ve gazete keyfimden sonra siesta saatine kadar gezdim . Aksamustu ise teleferikle daga cikip manzaranin ve daglarin keyfini cikardim . Yani teleferiklerden korktugumu hesaba katmazsak . Ama yine de gittim , Salta 1.200.000 nufuslu demislerdi , on gordum.
Bir de bu arada camasir yikadim , gercekten yaptim ,. Ben bile bir insanin giysilerinin bu kadar kirlenebilecegine inanmazdim . Elbette bir kisim hosteldeki yikamaya gitti ama bazi seylere kiyamadim , sevgili gore-tex ceketimi ellerimle yikadim . Bunu epeydir yapmamistim ama becerdim , koca bir ceketi yikamak degil ama durlamak zormus anlasilan.
Yarin yine yol zamani . Kendime bir soz verdim , 1 Subat'ta Manaus'ta olacagim diye . Hizli olmak lazim , Amazon gezimi yapmadan bir yere gitmeye niyetim yok cunku . Kalanlar?...Seneye artik . Bu kesinlikle son degil .
Teyzem ,sakin endiselenme ,ben buralar icin o kadar kocaman ve o kadar rehberlikten tecrubeliyim ki , yanima bile yaklasamiyorlar . Hani derler ya, onlar benden korksun !
Annem ve babam . Hicbirsey demiyorum.
Opuyorum
16 Aralık 2006 Cumartesi
GERCEKTEN COL
Uyuni'den tuz colune ve oradan da Sili'ye kadar tur yapan bir suru acenta var ama hepsi hemen hemen ayni . Fiyatlar da fazla farketmiyor . Ilk gun tuz colu ve tuzlalar yapilip tuz otelde kaliniyor , ertesi gun ise krater golleri , flamingolar ve dumani ustunde yansrdag gorulup bir refugio'da kaliniyor . Tuz oteller tuz bloklarindan yapilmis binalar , eskiden tam colun gobegindeyken, col koruma altina alininca disina tasinmis . Refugio ise siginak anlaminda ve gercekten oyle . Ikisinde de gece sadece bir saat elektrik var , sonra mumlar . Ama zaten ucuncu gun sabah geyzerler icin saat sabah dortbucukta cikildigi icin herkes erkenden yatiyor . Tabii bir de isitma olmamasi ve besbin metrede gece isinin sifirin bayagi altina dusmesi de herkesi battaniyelerin altina gonderiyor . Yemekler? Soforler yapiyor , corbalar iyi ama soguk spagettiye talim ettigimiz de oldu . Tur son olarak Bolivya-Sili sinirinda bitiyor .
Bunu yapmak isteyen oturup birkac kere dusunmeli . 3 gun jip ustunde geciyor , sallantidan ve tozdan bahsetmeye gerek bile yok cunku col dedigim gercek , yol falan yok . Bazi yerlerde benim bile gecemeyecegimize inandigim yerler oldu . Ama soforler her ne kadar arada uyuya kalsalarda , islerini biliyorlar.
Turdan sonra ben de Sili'ye gectim , San Pedro de Atacama..Hani su unlu col var ya , o iste . Burada iki katli iki ya da uc bina var , hepsi tek katli , kerpicten col evleri . Cok sirin bir yer ama ayni zamanda en pahali yerlerden biri . Dusunun , sampuanim bitti , onun icin bile Arjantin'i bekliyorum . Yarin sabah otobusle Salta'ya gececegim . Aslinda Sili'de de gormek istedigim cok yer var ama param hayatta yetmez , guneye Arjantin'den inmek daha ucuza gelecek .
Bu arada Pinochet oldu , buralarda neler oldu? Ortalik karmakarisik . Sagcilar agliyor , solcular keske olmeseydi de aci cekseydi diyor . Ama herkes o devrin tamamen bittigi konusunda hemfikir .
Daha yazacak cok sey var ama bugun dogumgunum ve kendime cok iyi davranmak niyetindeyim.Hani gercek bir yemek yemek gibi . Aksam da kizlarla cikacagiz.Yani bu sefer benim dogumgunum kutlu olsun.
Sevgiler
Bunu yapmak isteyen oturup birkac kere dusunmeli . 3 gun jip ustunde geciyor , sallantidan ve tozdan bahsetmeye gerek bile yok cunku col dedigim gercek , yol falan yok . Bazi yerlerde benim bile gecemeyecegimize inandigim yerler oldu . Ama soforler her ne kadar arada uyuya kalsalarda , islerini biliyorlar.
Turdan sonra ben de Sili'ye gectim , San Pedro de Atacama..Hani su unlu col var ya , o iste . Burada iki katli iki ya da uc bina var , hepsi tek katli , kerpicten col evleri . Cok sirin bir yer ama ayni zamanda en pahali yerlerden biri . Dusunun , sampuanim bitti , onun icin bile Arjantin'i bekliyorum . Yarin sabah otobusle Salta'ya gececegim . Aslinda Sili'de de gormek istedigim cok yer var ama param hayatta yetmez , guneye Arjantin'den inmek daha ucuza gelecek .
Bu arada Pinochet oldu , buralarda neler oldu? Ortalik karmakarisik . Sagcilar agliyor , solcular keske olmeseydi de aci cekseydi diyor . Ama herkes o devrin tamamen bittigi konusunda hemfikir .
Daha yazacak cok sey var ama bugun dogumgunum ve kendime cok iyi davranmak niyetindeyim.Hani gercek bir yemek yemek gibi . Aksam da kizlarla cikacagiz.Yani bu sefer benim dogumgunum kutlu olsun.
Sevgiler
11 Aralık 2006 Pazartesi
UYUNI
Uyuni gercekten her yerde yazdigi gibi , colun ,daha dogrusu hicbirseyin ortasinda bir kasaba . Gelir gelmez ozellikle suyun olmamasi epey sinirimi bozmustu ama sonradan bambaska bir yuzu oldugu ortaya cikti . Aksam artik yeter deyip hostele dondum , dus yapamiyorum bari biraz birseyler okuyayim , bir yandan da pilleri sarj ederim dedim . Yok , olmuyor . Zaten bir turlu isinamamisim hostele , sadece resepsiyonda fis oldugunu ogrenince bari gidip basimin caresine bakayim dedim . Hani hostele de cok kizgin degilim ama diger yerlere gore dunyanin parasi bir de bir yolcunun arayabilecegi hicbirsey yok . Su yok , fis yok , mutfagin anahtarlari kayip , bir de onlardan tur almadim diye asilan suratlar...Attim kendimi sokaga . Boyle bir sehirden hic beklemezsiniz ama heryer insan dolu , ozellikle gencler . Sehrin ana caddesinde bir asagi bir yukari dolaniyorlar , heryerden muzik sesi geliyor . Ben de soyle bir tur attiktan sonra gozume bir restoran-pub-peña ilisti , iceri girer girmez karsima "Hosgeldin"diye gulumseyen bir kadin cikti . Yer varmiydi diye soracakken arkadaki damadi gordum . Hani dugun var , rahatsiz etmeyeyim derken kadincagiz aldi beni oturttu bir masaya . O zaman yandaki masada baska yabancilar da gordum de rahatladim . Hani aslinda boyle seyler cok hostur , bir dugunun , bir yasgununun ortasinda kalmak . Ama ben biraz cekinirim , ozel bir gunde turist merakimla insanlari rahatsiz etmekten hoslanmam . Ama zamanla teyzeyle ve diger masadakilerle muhabbete basladik ve bir anda kendimi dans pistinde yerel bir dansi yapmaya calisirken buldum . Tamam , teyze ogretiyor ama ben ne anlarim ? Bir deve zerafetiyle dansi tamamladim ve gururla yerime oturdum . Gururla diyorum cunku en azindan insanlari eglendirdim . Tamam , ben de cok eglendim . Aksamin sonunda Uyuni'ye bir arastirma icin gelmis bir grupla kadeh tokustururken buldum kendimi . Uyuni'yi , Bolivya'yi hatta Turkiye'yi bile kurtardik arada .
Bunun acisi tabii ertesi sabah cikti .
Col maceralarini da yarin yazayim . Tam siesta saati ve San Pedro de Atacama'da siesta yapmadan olmaz . Tabii ki cok cok yorgunum , siesta sa bahanesi iste...
Sevgiler
Bunun acisi tabii ertesi sabah cikti .
Col maceralarini da yarin yazayim . Tam siesta saati ve San Pedro de Atacama'da siesta yapmadan olmaz . Tabii ki cok cok yorgunum , siesta sa bahanesi iste...
Sevgiler
9 Aralık 2006 Cumartesi
TUPIZA'DAN UYUNI'YE
Dun butun gunu Tupiza'da gecirmek cok iyi geldi . Hollandali bir arkadasimin da dogumgunuydu , iki kiz kendimizi simartmaya karar verdik . Burada ne yapilir? Havuz tabii ki . Yani aslinda tabii ki demek sacma , ben bile bulunca sasirdim . Ama isin dogrusu neredeyse 3000 metre yukseklikte pek guzel yaniliyormus . Sonucta tembel ve cok hos bir gundu.
Ama buraya iki gece yeter dedim sonunda . Zaten Lizan at turuna gitmek istiyordu , bense Kapadokya'da o kadar denememe ragmen at ustunde yokus inmeyi asla beceremedim . Bir de Uyuni heyecani var , gideyim artik dedim .
Bu sefer otobus yerine ciple gitmeye karar verdim , arada tam 3 saat oynuyor . Cipler kocaman guzel seyler ama arka koltuga 4 kisi binince , acaba dogru mu yaptim diye dusunmeye basladim . Kocaman ben ve kocaman -kucuk-sirt cantam sigmaya calisirken epey zorlandik . Yola cikar cikmaz neden ciplerle seyahat ettikleri anlasiliyor cunku yol yok . Olan da tam dag yolu , bizim off-roadcilar bayilirdi . Yukseldikce yukseliyor , yolun epey bir kismi 5000 metrenin uzerinde gidiyor . Heryer kaktus . Uzunu , kisasi , beyaz ciceklisi , kirmizi ciceklisi , cucesi , yerde suruneni , ne ararsan var . Ama isin dogrusu buralarda dusmek istemem . Zaten ziplamaktan en hassas yerlerim ciddi hasar gormus...
Bir koyde cip degistirip , yola devam ettik . Bu sefer daha kalabaligiz . 12 yetiskin ve yedi cocuk . Nasil sigdiniz diye sormayin , hicbir fikrim yok . Ama cok tatli insanlardi , gelene kadar muhabbet ettik .
Yaklasik 6 saatlik cip yolculugu sonunda tozdan ve her tarafimi bir yerlere vurmaktan ne hale geldigimi tahmin bile edemezsiniz . Ve gunun surprizi : Uyuni'de sular kesik . Islak mendiller devreye girdi ama yarin su gelecekmis , sabaha kadar banyonun onunde nobet tutabilirim.
Sonunda halkla tam olarak butunlestim . Yol samimiyetinin yaninda bir de buraya gelene kadar tek yabanci gormedim . Ya bu yolu yapmanin daha iyi bir yolu var , ya da goze alan bir akilli benim . Ama sadece manzara icin bile deger.Pisman degilim , yine yaparim .
Yarin sabah 3 gunluk klasik tuz golu turu icin yola cikiyorum ve oradan direkt olarak Sili'ye geciyorum .
Simdii.....Cok aciktim , yemege kaciyorum .
Opucukler
Ama buraya iki gece yeter dedim sonunda . Zaten Lizan at turuna gitmek istiyordu , bense Kapadokya'da o kadar denememe ragmen at ustunde yokus inmeyi asla beceremedim . Bir de Uyuni heyecani var , gideyim artik dedim .
Bu sefer otobus yerine ciple gitmeye karar verdim , arada tam 3 saat oynuyor . Cipler kocaman guzel seyler ama arka koltuga 4 kisi binince , acaba dogru mu yaptim diye dusunmeye basladim . Kocaman ben ve kocaman -kucuk-sirt cantam sigmaya calisirken epey zorlandik . Yola cikar cikmaz neden ciplerle seyahat ettikleri anlasiliyor cunku yol yok . Olan da tam dag yolu , bizim off-roadcilar bayilirdi . Yukseldikce yukseliyor , yolun epey bir kismi 5000 metrenin uzerinde gidiyor . Heryer kaktus . Uzunu , kisasi , beyaz ciceklisi , kirmizi ciceklisi , cucesi , yerde suruneni , ne ararsan var . Ama isin dogrusu buralarda dusmek istemem . Zaten ziplamaktan en hassas yerlerim ciddi hasar gormus...
Bir koyde cip degistirip , yola devam ettik . Bu sefer daha kalabaligiz . 12 yetiskin ve yedi cocuk . Nasil sigdiniz diye sormayin , hicbir fikrim yok . Ama cok tatli insanlardi , gelene kadar muhabbet ettik .
Yaklasik 6 saatlik cip yolculugu sonunda tozdan ve her tarafimi bir yerlere vurmaktan ne hale geldigimi tahmin bile edemezsiniz . Ve gunun surprizi : Uyuni'de sular kesik . Islak mendiller devreye girdi ama yarin su gelecekmis , sabaha kadar banyonun onunde nobet tutabilirim.
Sonunda halkla tam olarak butunlestim . Yol samimiyetinin yaninda bir de buraya gelene kadar tek yabanci gormedim . Ya bu yolu yapmanin daha iyi bir yolu var , ya da goze alan bir akilli benim . Ama sadece manzara icin bile deger.Pisman degilim , yine yaparim .
Yarin sabah 3 gunluk klasik tuz golu turu icin yola cikiyorum ve oradan direkt olarak Sili'ye geciyorum .
Simdii.....Cok aciktim , yemege kaciyorum .
Opucukler
6 Aralık 2006 Çarşamba
NOT
Yavas yavas fotograflari yukluyorum . Yuzlerce olunca ve hepsini kucultmek gerekince cok zaman aliyor . Linklere ekledim , ama yazilari ingilizce birakacagim . Anlamiyoruz diye beni protesto eden arkadaslar var . Sizlerin ingilizcesine guveniyorum .
Bu arada Tupiza gozume nedense daha bir hos gorunmeye basladi . Tam meydandayim ve kapidan disariyi izliyorum . Guzel....
Bu arada Tupiza gozume nedense daha bir hos gorunmeye basladi . Tam meydandayim ve kapidan disariyi izliyorum . Guzel....
SUCRE,POTOSI
En sonunda kendimi Sucre'nin keyfinden kurtarabildim ve yine yollara dustum . Sucre adini sonuna kadar hakeden bir sehir , Seker... La Paz'dan sonra cennet gibi geldi . Tertemiz , sakin , guzel . Aslinda Sucre , Bolivya'nin anayasal baskenti . Ama yurutme yetkisi La Paz'da oldugu icin epey bir rekabet var iki sehir arasinda . Bana kalsa kesinikle Sucre derdim , burada bir baskentte olmasi gereken o degisik hava var . Yapacak cok da sey var , sikilmak imkansiz . Bir gun dinazor parki , bir gun Tarabuco koy pazari derken bir de baktim , burada besinci gecem . Dun sabah toparlanip , Potosi'ye dogru yola ciktim . Aslinda amac guneydeki ufak bir sehir , Tupiza . Ama Potosi yol uzerinde , ikibine yakin koloni donemi binasiyla Unesco listesinde . Genelde buralarda Potosi denince herkesin aklina gumus madenleri geliyor . Biraz belgesel izleyen herkes de gormustur bu madenleri . Sevimli madencilerle fotograflar , onlara ve dagin sahibi El Tio'ya sunulan koka yapraklari ve sigaralar ...Gitmedim madenlere , gitmeyi de kesinlikle reddediyorum . Benim derdim klostrofobi falan degil , orada gercek insanlar hala gercekten aci cekiyorlar ve turistler gidip ah zavallilar diyerek fotograflarini cekip , anilarini toparlayip , devam ediyorlar . Bir daha ise ancak gezi anilarini anlatirken hatirliyorlar . Burasi Auschwitz degilki , toplama kamplari insanlar unutmasin diye korunmus . Burada ise hala devam ediyor ve kimsenin umurunda degil . Zaten 16.yuzyildan beri kazilan madende gumus falan kalmamis , 1985'te de hukumet kar olmadigi icin elini cekmis . Simdi calisan madenciler belki ufak bir parca bir sey buluruz umidiyle kaziyorlar , bulduklarini da bir kooperatif araciligiyla ozel sirketlere satiyorlar . Binlerce insan , onda biri 13-14 yaslarinda . Ve burada calistiklari hergun yasam surelerini kisaltiyor . Madene girdikten sonra bir madencinin kalan omru 10 yil kadar , eninde sonunda ya kaza ya da silicosis denen bir akciger hastaligi sonucu oluyorlar . Ve acentalar bundan para kazaniyor .
El Tio denen dagin sahibi cok ilginc , boynuzlariyla seytani temsil ediyor bir yandan , diger yandan da tam bir 16.yy Ispanyolunun sakalina sahip . Bir yerde bir turistle bir rehberin El Tio hakkinda konusmasini okudum , rehber de bu isten once yillarca madende calismis . Soyle :
"Biz madencilere gore , bu madenler seytana aittir , ve seytan da Avrupalidir....Biz madenciler Avrupalilardan nefret ederiz".Anlatabildim mi?
Ah daha neler yazacagim da bu internet kafelerde sigarasiz , kahvesiz pek zor oluyor . Arada bilgisayarimi ozluyorum ama tasidigimi dusununca hemen vazgeciyorum , iyi ki birakmisim diyorum .
Ah bu arada ilk resmi firemi verdim . Kozmetik cantam gitti , nerede calindigi hakkinda hicbir fikrim yok ama ya otobuste ya da hostelde . Onemli degil , makyaj malzemesi-ki bastan getirmem hataydi - ve parfumum . Neyse dedim , endiselenecek bir sey daha azaldi . Birileri guzel bir noel hediyesi alacak .
9 saatlik bir yolculuktan sonra sabah 5'te Tupiza'ya geldim . Heryeri sel goturmus , zaten yol diye birsey yoktu tamamen kaybolmus . Sanirim o koca otobusle cogu zaman dere yataklarindan falan gittik . Bizim soforlerin gormesini cok isterdim . Birak otobus , ciple bile girmezlerdi o yollara .
Bakalim simdi Tupiza nasil bir yermis . Iki gece buradayim kesin , sonra Uyuni ve tuz colleri .
Opuyorum.....
El Tio denen dagin sahibi cok ilginc , boynuzlariyla seytani temsil ediyor bir yandan , diger yandan da tam bir 16.yy Ispanyolunun sakalina sahip . Bir yerde bir turistle bir rehberin El Tio hakkinda konusmasini okudum , rehber de bu isten once yillarca madende calismis . Soyle :
"Biz madencilere gore , bu madenler seytana aittir , ve seytan da Avrupalidir....Biz madenciler Avrupalilardan nefret ederiz".Anlatabildim mi?
Ah daha neler yazacagim da bu internet kafelerde sigarasiz , kahvesiz pek zor oluyor . Arada bilgisayarimi ozluyorum ama tasidigimi dusununca hemen vazgeciyorum , iyi ki birakmisim diyorum .
Ah bu arada ilk resmi firemi verdim . Kozmetik cantam gitti , nerede calindigi hakkinda hicbir fikrim yok ama ya otobuste ya da hostelde . Onemli degil , makyaj malzemesi-ki bastan getirmem hataydi - ve parfumum . Neyse dedim , endiselenecek bir sey daha azaldi . Birileri guzel bir noel hediyesi alacak .
9 saatlik bir yolculuktan sonra sabah 5'te Tupiza'ya geldim . Heryeri sel goturmus , zaten yol diye birsey yoktu tamamen kaybolmus . Sanirim o koca otobusle cogu zaman dere yataklarindan falan gittik . Bizim soforlerin gormesini cok isterdim . Birak otobus , ciple bile girmezlerdi o yollara .
Bakalim simdi Tupiza nasil bir yermis . Iki gece buradayim kesin , sonra Uyuni ve tuz colleri .
Opuyorum.....
2 Aralık 2006 Cumartesi
SUCRE
Erol , yasa valla,burasi muhtesem . Baksaniza , 3.gecem ayni yerde ,sikilmadim , hatta daha da kalacagim . Nasil sevmem? Sehir harika , tam anlamiyla guzel , hostelim iyi,avlusu bile var , yemekler iyi , arkadaslar iyi , bir de yanimda yolda yururken bana kendi yazdigi siirleri okuyan yakisikli bir Isvicreli olunca , daha ne isterim hayattan .
Iste o yuzden kusura bakmayin , burada internet basinda fazla zaman gecirmek istemiyorum , arkadaslarla bulusup gun batimini seyretmeye gidiyorum .
Daha en az 2 gece daha buradayim , uzun uzun yazarim artik...
Iste o yuzden kusura bakmayin , burada internet basinda fazla zaman gecirmek istemiyorum , arkadaslarla bulusup gun batimini seyretmeye gidiyorum .
Daha en az 2 gece daha buradayim , uzun uzun yazarim artik...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)