Sayfalar

26 Şubat 2007 Pazartesi

KARNAVAL

Selamlar herkese,
Burada hayat gercekten pek bir zor . Denize gir , muhabbet et , hamakta yatip kitap oku , okul boya , karnavala katil...Kimseye tavsiye etmem.
Hafta sonum cok hareketli gecti . Cuma gecesi Speed Dating'e katildim. Burada ingilizce ogreten bir arkadasimiz biz kizlari dersine davet etti ve yer degistirerek her ogrenciyle once 2'ser dakika , sonra da bir kisiyle 5 dakika muhabbet ettik . Benim 2 dakika sohbet ettigim genc sure bittiginde "Ben onunla cikmak istiyorum diye" bagirinca herkes gulmekten yerlere dustu . Zavallim hala bana rastlamaya calisiyormus sokaklarda .
Cumartesi gecesi de karnaval zamaniydi . Biz de yabanci kizlar ve burali surf ogretmeni genclerle bir ekip olusturup katildik . Bizim konumuz ciftcilerdi . Erkekler korkuluk kiligina girdi , biz de ciftci kizlar olduk sozumona.Ama inanin ciftciden baska herseye benziyorduk . Sonucta hic cicekli pareo giyen ciftci gordunuz mu?
Aksam 8'se baslamasi gereken karnaval Peru geleneklerine uygun olarak 1,5 saat gec basladi . Yaklasik 300 ekip katildi , yani hemen hemen herkes . Isin en eglenceli tarafi da kuyrukta beklemekti . Beklemek demek dans etttik demek oluyor . Kazandik , hatta dereceye girdik palavrasi sikmayacagim , hatta buyuk ihtimalle diskalifiye olduk . 14 kisi olmamiz gerekirken nasil olduysa ikinci gecisimizde kizlardan ikisini kaybettik . Nasil becerdigimizi hala anlayabilmis degiliz . Sonucta fena halde rezil olduk ve de cok eglendik . Zaten ufak yer , artik herkesle tanistim sayilir karnaval sayesinde . Ama itiraf etmem lazim , hayatimda bu kadar utandigim cok azdir . Keske her utanc bu kadar eglenceli olsa..
Bu arada surfe gizli bir yetenegim olmadigini uzuntuyle farkettim . Yine de denemeye devam. Umarim bugun"El Cementerio"ya yakalanmam. Bu ozel bir akintinin adi :Mezarlik demek . Anlayin dalgalar nasilmis burada..
Sevgiler , sevgiler

22 Şubat 2007 Perşembe

HUANCHACO

Ne acayip isim ama degilmi? O kadar ispanyolcama ragmen hala karistiriyorum . Haritada bulmak bile biraz zor . Peru'nun ikinci en buyuk sehri Trujillo'ya 14 km mesafede minnacik bir kasaba .
Evelki gece Lima'dan yola ciktim . Trujillo otobusle sadece 8 saat , ustelik Panamerikan karayolundan gidildigi icin rahat da bir yolculuk oldu . Zaten ben ki 52 saat bilfiil otobus yolculugu yapmis insanim , artik oyle 8-12-24 saatler cerez kivaminda geliyor .
Trujillo'da gercekten kalmak istemedim . Baska bir buyuk , kalabalik , gurultulu Peru sehri . O yuzden direk buraya geldim , tam deniz kenarinda ucuz ve cok hos bir hostel buldum . Ve de yolculugun en guzel surpriziyle karsilastim . Belki hatirlarsiniz , Sucre'de bana siirler okuyan Isvicreli Beat . Ben iceri girdigimde resepsiyonda oturuyordu . Benden yarim saat once gelmis . Cok sevindik . Hemen hemen 3 aydan sonra tanidik birini bulmak cok iyi geldi .
Burada en az bir hafta kadar kalacagim . Ucuz , guzel,Pasifik ayaklarimizin altinda...Ama akliniza o guzel , sakin okyanuslar gelmesin . Devamli ruzgar var ve dalgalar inanilmaz buyuk . Buyugu soyle aciklayayim : Yuzmek neredeyse imkansiz , suya girip cikmak ayri bir yetenek meselesi . O yuzden de dunyanin en iyi dalga sorfu mekanlarindan biri . Daha dun gecen yilin dunya sampiyonuyla tanistim .
Suyu ne kadar sevdigimi beni taniyanlar bilir . Kucukken yazlikta firtina ciktiginda dalgalarla oynamak icin denize kosardik . Rafting rehberligim bile var . Ama burasi tamamen ayri bir dunya . Su gercekten tehlikeli , dalgalar o kadar guclu ki sizi firlatip ativeriyor . Tabii bu beni ne kadar etkiledi ? HIIICCCC....Gelir gelmez suya kostum , o da beni firlativerdi . Ama bugun isin inceliklerini kapmaya basladim bile . En onemli kural : Panik yok . Cunku su bir yerde yarim metre derinken , otuz santim otede boyu gecebiliyor . Tek adimda suyun altinda kalabiliyorsunuz . Ama en tehlikelisi kopekbaliklari....Daha dun....Yok yok , yalan soyleyemeyecegim , burada kopekbaligi falan yok , Humboldt soguk su akintisi yuzunden pek buralara yaklasmiyorlar . Asil tehlike kayalar . Suyun dibini gormek mumkun degil ve daha bugun epey derinde dalgalarla oynasirken dizimi carptim . Ne kadar keskin olduklarini ancak sudan ciktigimda arkadaslarimin 'Arzu,dizin!'dediklerinde farkettim . Dikis lazim degil ama fena iz kalacak . Boylece bir karar aldim : Madem yuzmek zor , ben de sorf yaparim . En iyi dalgalar gun dogusu ve batisinda . Bugun aksamustu ben de sorfumu yuklenip bu isi ogrenmeye niyetliyim . Beat da gelecek ama onun bu ise hic niyeti yok , sadece benim duserken fotograflarimi cekmek istiyormus . Epey cekecegi kesin . Bu sorf isi denge meselesi ve ben duz yolda yuruyemeyen bir sakarim . Hani belki gizli bir yetenegim vardir da ortaya cikar diye ummaktan baska care yok .
Bu gece -kendimi oldurmeden sahilden donebilirsem- hostelimizde oda arkadaslarimla yemek yapmaya karar verdik.Sabah erkenden yerel pazara gidip baliklarimizi , salata malzemelerimizi aldik . Balik cok ucuzdu , yaklasik 2ser kiloluk iki kocaman taze okyanus baligi sadece 2 lira . Bakalim okyanus baligi (Adini unuttum )bugulamasi nasil olacak . Iyi olmak zorunda , herkes benim ascilik yeteneklerime guveniyor :))
Arkeolojik kalintilar baska gune kaldi . Yarin gidip hep birlikte buradaki ilkokulun duvarlarini boyayacagiz . Arada ise yarar seyler de yapmak lazim , degil mi?
Bana okyanusta sans dileyin...

20 Şubat 2007 Salı

LIMA

Yine epey ara vermisim yazmaya , zamanin nasil gectigini anlamadim bile,kusura bakmayin . Iquitos pek keyifli bir yerdi . Ama sivrisineklerle oyle bir samimi oldum ki sormayin . Amazon turu yapmak icin de en ideal yer burasi . En populer aktiviteler piranha avciligi , maymun gordum turu , timsah ve anakonda ciftlikleri ve en hosu da bence kelebek ciftligi . Hepsini yaptim sanmayin , burada tembelligim tuttu yine .
Cuma gunu ucaga atlayip Lima'ya geldim . Iquitos dunyada karayolu baglantisi olmayan en buyuk sehir . Ya 4-5 gun daha nehir yolculugu yapip, oyle otobuse binmek ya da ucmak gerekiyordu . Ben artik yeter deyip , uctum . Zaten hemen hemen ayni paraya geliyor .
Lima bu sefer gozume daha bir hos gozuktu . Bugun besinci gunum ama bu gece hareket etmeye karar verdim.Kuzeye , Trujillo'ya gidiyorum . Etrafinda bir suru cok onemli arkeolojik kalinti ve 14 km ilerisinde de dunyanin en unlu dalga sorfu plajlarindan biri var . Hani belkim sorf de yaparim ama asil amac plaj . Artik gercekten biraz tatile ihtiyacim var .
Simdi gunun en eglenceli aktivitesine katilmam gerek , yavru kedi Pat oynamak icin beni bekliyor..
Sevgiler

14 Şubat 2007 Çarşamba

IQUITOS

Bugun kendime iyi davranmaya karar verdim . Ne de olsa sevgililer gunu ve ben yalniz yalniz oturuyorum . Ne mi yapacagim? Kendime bir spagetti ismarlayacagim . Sonra da guzel bir kahve ve siesta...Bu sicaktan yakinda vucudumda kan bile kalmayacak . Ogleden sonrayi gecirmenin en akillica yolu bu . Gunluk islerimi de bitirdim . Camasirlar yikandi , kurudu , cuma gunune biletimi ayarladim , bugunluk yasasin ozgurluk diyorum , turistligime yarin devam edecegim .
Opuldunuz

LETICIA VE IQUITOS

Hani en son bir gidip bakacagim su Leticia nasil bir yermis dedim ya , iyicene baktim . Zaten ufacik bir yer , gezecek fazla bir yer yok . Brezilya cikis damgasi icin Tabatinga`ya gitmek lazim . Merkezden cikip Tabatinga`ya varmak yuruyerek yarim saat . Iki sehir birbirinin icine oyle bir gecmis ki ana caddede sinir yazisi olmasa farki anlamak mumkun degil . Iki tarafta da iki para birimi de geciyor . Reais verip ustune peso almak ya da tam tersi cok normal . Zaten sinir dedigimde de oyle gecis falan zannetmeyin . Bir anit , bir tarafta Kolombiya , oburunde Brezilya yaziyor . Kolombiya tarafinda yolun kenarinda da bir semsiyenin altinda , rahatsiz bir sandalyede oturan ve isinden nefret ettigi her halinden belli olan bir gumruk gorevlisi . Nasil etmesin ? Yapacak hicbirseyi yok ki zavallimin..
Dun gunu oda arkadasim Brezilyali Manolo ile bana tekne bileti ve spagetti arayarak gecirdik . Tekne bileti tamam da spagetti ne demeyin . Gunlerdir acim , artik canimin istedigi birsey yemek istedim . Ama Italyan amcanin yeri kapali , sehrin tek bes yildizli oteline bile gittik , var ama benim butce malum . Sonunda bileti bulduguma o kadar sevindim ki acligi falan unuttum . Yani dunu yine tamamen ac gecirdim yine . Olsun , biletim var ya..
Aksam yine yuruyerek , otelin yanindaki cafede muzik dinleyerek gecti . Muzik ama oyle alalade degil . Cafe sahibinin cok genis bir LP kolekdiyonu var , hepsi klasik Kolombiya muzigi . Adam teknolojiyi reddediyor , plaklarindan vazgecmiyor . Bir de ilk defa sekersiz , gercek kahveyi haftalardan beri ilk defa burada icebildim . Bayildim.
Dun aksam uyumamaya niyetlendim . Sabah 4'te limanda olmam gerekiyordu . Ama otelimizin sahibesi "Git uyu , ben seni kaldiririm" deyince dayanamadim . Ama ondan once Manolo firladi , gece iki bucukta gec kaldin diyerek hem de . Tekrar uyudum , yine Rosa'dan once o kaldirdi . Ustune ustluk o saatte hic usenmeyip limana kadar cantami tasidi , tekne gelene kadar da bekledi . Biraz catlak bir cocuk , evangelist ve tam bir fanatik . En sonunda aksam otururken ben bile patladim "Tanri hep orada ama benim burada cok az zamanim var , birak dini de etrafi seyredelim "diye . Gercekten dogru . Yani portekizce teoloji tartismak o an en son istedigim seydi .
Simdi bu motor hikayesi de ne ? Leticia'da cok az araba var . Herkes motor tepesinde , coluk , cocuk , bebekler...Taksilerin cogunlugu bile motor , birini durdurup surucunun arkasina atliyorsunuz . Tabatinga da ayni ama aradaki en buyuk fark , Leticia'da herkes in plakasi varken ve kask takarken , Tabatinga'da kimsenin umrunda degil . Motor kiralamak da cok ucuz , saati 3 lira kadar . Nereden mi biliyorum ? Soyleyemem , babam da okuyabilir :)
Sonunda sabah 4'te Silili gazeteci bir amcayla beni Santa Rosa'ya ( Peru) goturecek tekneye bindik . Kaptan elimize pili bitmek uzere olan bir fener tutusturup , teknenin onune bakmamizi , hani agac falan gorursek uyarmamizi soyledi . Eyvahlar olsun dedim , hic isik yok ve adam son gaz gidiyor . Bir kac kere son anda farkettik te teknenin devrilmesi pahasina kurtardi yine . Sabah sabah oyle bir adrenalin aldim ki , uyku falan kalmadi . Devrilsek ya da birseye carpsak ne olur diye dusunmekten kendimi alamadim . Bu sularin gorundugu kadar sakin ve tehlikesiz olmadigini cok cok iyi biliyorum . Akinti bir yana , buralarda hala piranhalar ve timsahlar disinda insana saldiran hayvan cinsleri var . O yuzden suya girilebilen yerler belli , kimse de fazla kiyidan uzaklasmiyor .
Santa Rosa ufacik bir yer , elektrik bile yok . Pasaportumla ilgili ilk sorunu da burada yasadim . Memur kizlar benimki gibi pasaportu daha once hic gormemisler , Peru icin vizeye ihtiyacim olmadigina bir turlu ikna edemedim . En sonunda damgaya OF-resmi damgasi vurup gonderdiler . Yani kac gun kalacagim hakkinda birsey yok , Lima'ya bildireceklermis . Eger kacak gectiysem basim cikista belaya girecekmis . Dur bakalim , kimin basi belaya girecek ben Lima'ya varinca diye gecti icimden ama agzimi acmadim . Ama sinir burasi , en azindan bir listeniz olsun . Valla bunlara da alistim artik , artik kizmiyorum , bir sigara daha icmeye vaktim oldu diye seviniyorum bile .
Bu sefer bindigim tekne lancha rapido dedikleri hizli tekne , 15 yolcu alan bir hiz motoru . Obur teknelerin 3 gunde aldigi yolu duraklarla 10 saatte aliyor ve yemek bile var . Kahvalti sandvic ve meyve suyu , oglen de pilav , patates kizartmasi , yumurta izgara et ve mesrubat . Anlayacaginiz pek hos . Benim tek derdim koltuklarin fazla sert olmasiydi . Gunlerdir teknelerde , o sicakta bunalan popocugum sert ve sallanan yerlerden hic hoslanmiyor .
Olsun , Iquitos'daki hostelde yumusacik ve cok rahat bir yatagim var . Haftalardir ilk defa gercek bir yatak..( Leticia'daki beton platform ustunde 10 santimlik bir silteydi) Artik serile serile yatarim .
Yarin camasir gunum , bir de bakacagim buralarda cok hos ciftlikler var , oralara gitmek istiyorum . Bugday falan degil , anakonda , kelebek , cayman ciftlikleri . Turlar da var ama ...Bu konuda daha sonra yazacagim .
Cuma gunu buradan ayrilmayi planliyorum . Nasil ,neyle ,vs vs...gibi detaylar hakkinda hicbir fikrim yok . Ama burada karnaval basladi , persembe aksami gosteriyi gormeden gidemem.
Yarin gorusuruz artik...
SEVGILILER GUNUNUZ KUTLU OLSUN !!!!

11 Şubat 2007 Pazar

TABATINGA-LETICIA


Leticia'ya gelebildim en sonunda . Tam 6 gece 7 gün , bir de Konstantin'de fazladan bir gece bekleme... Teknelerle iyice akraba oldum artık .

Son yazıyı gönderdikten sonra Andre'ye bir uğrayayım dedim . Pazar günü öğleden sonra mutlaka gel demişti, ben de vedalaşmak için zannetmiştim . Evinin terasına bir geldim ki , bir sürü insan , oturmuş demlenip muhabbet etmekte . Bir tarafta koca bir ızgarada kilolarca et , bir tarafta sürüyle yemek , kocaman bir buz kutusunda biralar...Meğer eşinin doğumgünüymüş . Sonuçta Manaus'taki en keyifli zamanlarımdan birini yaşadım . Herzamanki gibi milleti epey eglendirdim komik portekizcemle . Bu dil işine çok dikkat etmek lazım . İspanyolcada serin , soğuk , taze anlamına gelen fresco, brezilya portekizcesinde eşcinsel demekmiş . Ne yazık ki ben bunu biraz geç öğrendim . Hani başıma birşey gelmedi ama günün esprisi oldum .
Sabah çantamı yüklenip limana gittim. Bu seferki tekne dediğim gibi çok daha büyüktü . Herzamanki gibi rötar yaptık , sabah 10 yerine akşam 19:30 gibi yola çıkabildik . Durum böyle olunca da kaptan kestirme yollara saptı (Yol derken nehrin kollarından bahsediyorum elbette). Gece vakti koca teknenin iki taraftan da kıyıya elli santim yaklaştığını görmek hiç hoş değil . Ama bizim kaptan becerdi işte . Zaten ilginç bir adam . Bir ara herhalde uyuya kaldı , yanlış yola saptık , tekne neredeyse karaya oturuyordu . Bir akşam da canı istemiş olacak ki , mikrofonu alıp saatlerce şarkı söyledi . Hani sesi de hiç de fena değildi doğrusu .
Bunun dışında teknelere fena halde alışmaya başladım . İlk iki gece "Yok ya , ben bu sıkışıklıkta uyuyamam" diyerek açık havada , üst güvertede yerde uyudum . Ama yok , olmuyor . Yer metal , motorun vibrasyonu , vs vs...gibi sebeplerden dolayı tekrar hamağıma döndüm . Artık uyumayı , hatta uyurken başkalarını rahatsız etmeyi bile beceriyorum- ki bu bir Brezilya geleneği . Eğer uyurken yeterince yayılıp yanınızdakileri rahatsız edemiyorsanız , hamakta uyumayı bilmiyorsunuz demektir . Ben bu konuda epey deneyim kazandım . Ve dürüst olayım , biz Türk milleti hamakta uyumayı bilmiyoruz . Hamaklarımız bile hamak değil . Memlekete dönünce buralara gelecekler için ya da hamakta nasıl uyunacağını öğrenmek isteyenler için bir kurs bile açmayı düşünüyorum . Hiç küçümsemeyin , valla zor iş .
Müzik konusunda da epey ilerleme kaydettim . Artık bırakın rahatsız olmayı , yüksek sesli müzik olmayınca düşünemiyorum bile . Bu son teknede bir de piyanist şantörümüz vardı . Öğlen , akşam , canı istedikçe şarkı söyledi . Epey eğlendik yani .
Dün gece Benjamin Constantin limanında kıyıya çıktık . Tabatinga'ya gelmeden gemi bir gece burada kaldı , sebep? Belirsiz . Ama iyiki de kalmış . Teknedeki arkadaşlarımdan biriyle şehre indik , onun bir arkadaşının oğlunun doğumgününe gittik ve de cok eğlendik . Oradan da merkezdeki konsere gittik . Bütün kasaba oradaydı, herkes deli gibi içip, dans ediyordu. Biz de onlara katıldık. Konser -ne yazık ki adını hatırlayamadığım- bir bayan şarkıcınındı. Anladığım kadarıyla epey de ünlüymüş..Brezilyalı arkadaşlarım onunla fotoğraf çektirmek istediler ama kulisin kapısındaki korumalar kimseye izin vermeyince benim Türk bir hayranı olduğumu söyledik. Bazen Türk olmak işe yarıyormuş..Çok hoşlarına gitti ve bizi hemen içeri aldılar. Arada ben de kendimi hatunla sarmaş dolaş fotoğraf çektirirken buldum . Sonra biri daha geldi yanımıza . Meğer o da çok ünlü bir şarkıcıymış . Yani artık ne yapayım ? Brezilyanın yıldızlarıyla bile ahbap oldum , bir ülkenin daha içine girmek mümkün mü ?
Bu teknede bir sürü ahbabım oldu . İlk gün herkes bana ters ters bakıyordu, kimse konuşmak istemiyordu. Ben de yabancıyım diye sandım . Ama sonradan muhabbete başlayınca gençler bana beni Brezilyanın güneyinden, burnu büyük beyazlardan sandıkları için konuşmadıklarını söylediler . Türk olduğum ortaya çıkınca herkes rahatladı, bana gülerek bakmaya başladılar . 

150 kişilik teknede 200 kişiden fazla vardı ve hepsiyle tanıştım zamanla . (Bu arada tekne aşırı yolcudan ceza yedi).Bütün günüm selamlaşmakla geçmeye başladı . Ama aynı bir aile gibi baktılar bana . Yemek zamanı ? En az 10 kişi yiyip yemediğimi kontrol etti . Susadım ? Sen gitme, ufaklıklardan biri getirsin...Biri mi hasta ? Arzu bir gelip bakarmısın? İlaç lazım , eh , ben buradayım...Yani anlayacağınız ben tam bir Brezilyalı olmak yolunda emin adımlarla ilerliyorum . Teyzeler heryerde bana koca buluyor , moralim acayip iyi , durmadan ne kadar güzel olduğumu duyuyorum . Valla kızlar , koca isteyen buraya gelsin , Türk kızlarına bayılıyorlar .
Kötü bir şey olmadı mı? Elbette oldu . İki gün önce kalktığımda ufak sırt çantamın fermuarının yırtılarak içinden son 50 reaisimin çalındığını gördüm. Fazla bir para değildi ama fena oldu çünkü üstümde sadece dolar kalmıştı ve teknede bozdurma imkanım yoktu..Ancak Konstantin'e geldiğimizde bankamatikten para çekebildim. . Herkes o kadar üzüldü ve utandı ki son iki gün bana durmadan birşeyler ısmarladılar . Biri tost, diğeri bira..Böylece para sıkıntısı çekmeden o iki günü atlattım..Sağolsunlar:)
İşte böyle..Sabahın köründe Tabatinga'ya geldim ve hemen Kolombiya'ya , Leticia'ya geçip otel buldum . Burada otel konusunda fazla bir seçenek yok, bulduğum yerde odaların camı yok, şilte beton bir platformun üstünde ama sahibesi çok tatlı bir hanım. Bu akşam gerçek bir yemek yiyip , şilteli bir yatakta uyuyup yarın için güç toplamak lazım . Öbür gün Peru'ya doğru yola çıkmak istiyorum yavaş yavaş....
Sağlık durumları iyi , sadece fena halde güneşten yanmış durumdayım . Koruyucu falan hikaye, nehir fena yakıyor . Acı yok ama kıpkırmızı geziyorum . Teknedeki ufak arkadaşlarım sordu , neden yüzün kırmızı diye...Benim gibi zavallıların güneşten yanabildiği hakkında en ufak fikirleri bile yoktu . Güneşten yandım dediğimde çok güldüler, onlara çok yabancı bir kavram. Çocukların maskarası oldum buralarda....
Şimdikin siesta zamanı . Gidip biraz yatıp , kendime geleceğim. Sonra canavar gibi kalkıp bakacağım şu Leticia denen yer tam olarak nasıl birşeymiş...
İyice uzattım bu sefer..
Sevgiler

Minik arkadaşlarımdan biri..



4 Şubat 2007 Pazar

TEKNE

Bugun en sonunda tekneye binebildim . Buyuk oldugunu gorunce cok sevindim . Yine catlak bir bufeci var ama oburu kadar kotu degil . Zaten ben de alismaya basladim galiba . Bugun otururken ayni Brezilyalilar gibi tempo tutarken buldum kendimi .
Koskoca teknede yaklasik 150 kisi icinde tek gringa-yabanci benim . Daha once de basima gelmisti , cogu zaman bu iyi birsey demek.Aslinda Israilli de gelecekti , hatta geldi de . Ama tekneye bindi , soyle bir etrafa bakindi ve "Ben bunu bir daha yapamayacagim" dedi ve indi . Boylece yalniz kaldim . Bir bakima iyi de oldu , biraz kafa dinlemek istiyordum . Bizim ufakligin ask acilarini dinlemek beni epey yormustu .
Birazdan tekneye donecegim . Pazar gunu burada her yer kapali . Restoranlar bile . Gidip ust guvertede muzik dinleyip kafa sallayacagim . Nasilsa ilk 15 dakika icinde birileriyle muhabbete baslayip , portekizceyi katletmeye devam ederim .
Itiraf = Cok ama cok yorgunum......
Herkesi cok opuyorum . Artik Tabatinga ya da Leticia ya da Peru'da gorusuruz .

3 Şubat 2007 Cumartesi

KALDIM BURALARDA

Aynen boyle iste . Bugun guzel guzel cantayi hazirladim , kapattim , arabayi bekliyorum ki Israilli yol arkadasim Khafir geldi . Haber : Tekne pazartesi sabahi hareket edecek , kaldik burada . Andre ve teknenin acentasi seni lobide bekliyorlar . Yok , saka dedim ama degilmis . Bizim tekne bugun buradan kalkacak tek tekne ve ona yuk getiren oburu arizalanmis . Ancak yarin aksam burada olacak ve gece yuklenip , pazartesi yola cikacagiz . Manaus pek sevdi bizi anlasilan , gitmemize izin vermiyor . Hamaklarimiz coktan teknede ama yolcular yarin binmeye baslayacak . Acenta gorevlisiyle konustum , yarin ilk biz binecegiz tekneye . Sabah 10'da alacak ve geceyi limanda , hamaklarimizda gecirecegiz . Boyle yapmak en mantiklisi cunku yine cok kalabalik olacak ve ben yine yerlerde surunmek istemiyorum . Yarin butun gunu teknede , hamagimda okuyarak gecirmek cok daha mantikli .
Sonucta onumuzdeki pazar ya da pazartesiye , boyle giderse hatta saliya , carsambaya kadar benden haber yok , ona gore . Cunku buralarda zaman bir farkli isliyor , Brezilya zaman kavrami diger Guney Amerika ulkelerine gore bile cok farkli . Zaten bazen otobus ne zaman kalkacak gibi sorularda soyle bir konusma yasaniyor :
-Otobus kacta kalkacak?
-5'te
-For sure ?(Eminmisin ?)
-For sure..Maybe..( Eminim..Belki..)
Iste hayat boyle buralarda . Ama adamlar bize adam basi 25'er reais odedi , bu geceki otel ve yemek paralarimizi karsiladilar . Ustelik ben zaten durumu kabullenmisken .
Iste boyle . Bana bu aralar fena halde nazar degmeye basladi galiba . Hastaliklar , gecikmeler...Fena halde dokulmeye basladim . Ama benim moralim yerinde . Bu kadar uzun bir yolculuk yaparken bazi aksilikler olmamasi mumkun degil . Hem ne derler , her iste bir hayir vardir . Dun bir istatistik okudum . Seyahate cikanlarin % 45'i bir cesit rahatsizlik geciriyor , %35'i turist ishaline yakalaniyor , 12'de 1'i ise hastanelik oluyor . Su %45'te kalmam icin dua edin .

Dun cok tatli iki Amerikali amcayla tanistik . 60 yaslarinda , keyifli , cok yasamis insanlar . Onlari da alip Bar do Armando'ya gittik . Canli muzik yoktu ama disarda oturup aksam 12'ye kadar muhabbet ettik . Biri bugun Skydiving'e gitti , 2000'in uzerinde atlayisi varmis zaten . Bayiliyorum boyle adamlara . Bu aksam da hep beraber yemek yiyecegiz .

Dun gece sehrin her yerinde parti vardi . Hatta ana caddelerden birini bile kapatmislardi . Yine azizlerden birinin gunuymus , artik isimlerini hatirlamakta zorluk cekiyorum . Bizim otelin en ust katinda da muzik vardi , sarkilar sokaktan bile duyuluyordu . Once parti zannettim ama ayin yapiyorlarmis . Adamlarin partisiyle ayinini bile ayirmak zor . Hele bizim otelde olmasi cok ilginc . Cunku bu bolgedeki butun oteller hem normal otel olarak calisiyor , hem de odalari saatlik kiraya veriyorlar . Anlayin iste . Bazilarinin onunde pankartlar bile var : "Promosyon . 1 saat 10 , 2 saat 15 reais " diye . Bizim otelde normal musterilerin kaldigi tek kat bizimki , giris kat . Kalanlarina cikip bakmadim bile , hani beni de karistirirlar diye . Saka degil , burada normallerle , calisan kadinlari ayirmak imkansiz . Herkes hersey olabilir .

Durum bundan ibaret . Bu aksam yine bir yerlerde sokak konseri-partisi var . Belki oralara gideriz .
Opucukler

MANAUS-2

Bu Brezilya vatandaslari gercekten pek catlak . Hani tamam yari ciplak geziyorlar anladim da , bugun iccamasiriyla bile gezen gordum . Artik hicbirseye sasirmiyorum burada .
En sonunda burada son gecem . Yarin ogleden sonra tekne hareket edecek . Umarim bir oncekinden daha buyuktur ve de deli bir bufecisi yoktur . Kiz beni Brezilya'nin en populer sarkilarindan nefret ettirdi .
Sonucta 6-7 gun boyunca ortalarda olmayacagim . Buralar tamam tehlikeli falan ama abartildigi gibi degil . O yuzden kimse beni merak etmesin . Hani tekne batmazsa , piranhalar ya da siyah timsahlar beni yemezse , teknedeki yemekten zehirlenmezsem , sikintidan olmezsem ya da deli bir bufeci hatun tarafindan oldurulmezsem 6 gun sonra buralardayim . ( Bu arada en buyuk olasilik deli bufeci sikki).Ortalarda timsah falan yok , piranhalar gozukmuyor , zaten nehrin her yerinde tehlikeli cinsi yasamiyor . Gormek icin illa tur yapmak lazim ama bende de tur yapacak hal yok . Belki belki Leticia'da giderim diyorum . Orasi daha bir Amazon sanki . Bakalim , karar vermek icin erken .
Kardescigim demis ki : Memlekete donmekten hic bahsetmiyorsun . Nasil bahsedeyim ki . Hala zaman cok , mesafe uzun . Ne kadar ozledigimi anlatmaya da kelime yok . Ama Arda , soz verdigin sisme botu alip bana Tunca'da Meric'te kaptanlik yaptirmazsan valla buraya donerim , ona gore .
Yarin yola cikmadan yazmaya calisirim . Simdiiiii.....SAMBA ZAMANI !

2 Şubat 2007 Cuma

YINE MANAUS

Burada gunler guzel geciyor . Hava cok sicak , 36 derece . Ama ayni memleketteki yaz havasi , o yuzden beni fazla rahatsiz etmiyor . Dun baktim , Istanbul 5 dereceymis . Offf....Kolay gelsin . Ama ben de sonunda da olsa ucundan kisi yakalayacagim . Yine de bana fazla ozenmeyin , burada yagmur mevsimi oldugu icin durup dururken basinizdan asagi bir kova su bosalabiliyor .
Bugun yine sokaklarda gezinme gunumdu . Boylesi cok eglenceli . Arada bir de Amazon muzesine gittim . Cok ufak bir muze , giris ucretsiz . Ama son derece iyi duzenlenmis ve bazi cok ilginc parcalar var . Bazilari Anadolu Medeniyetleri muzesine konsa , aradaki farki anlamazsiniz . Tam erken neolitik cag ornekleri . Ama sakin bana tarih sormayin , cunku parcalarin hicbirinin uzerinde tarih yoktu . Gorevliye sordum ama ya portekizcem yetmedi ya da adamcagiz bilmiyor . Hani bilse en azindan neolitik kelimesini yakalardi bence.
4 saat araliksiz gezindikten sonra otele gittigimde cok hos bir surprizle karsilastim . Oda arkadasim burada dis doktoruna gidecegi icin epey kalacak . O yuzden ufak bir DVD player almis . ( Evet , cok luksuz bu ara . Odaya kisi basi 5.5 dolar oduyoruz ama klimamiz ve televizyonumuz var - hicbir kanali cekmeyen . Ama var )Ogleden sonrayi film seyrederek gecirmek cok keyifli geldi . Zaten disari ciksak yapacak birsey yok....
Bugun Tabatinga'ya bilet isini hallettik . Internette , rehber kitaplarda bir suru uyari var , mutlaka limandan alin diye . Haklilar , bir suru turist dolandirilmis buralarda . Yine de daha ucuz gitmenin yolu oldugunu biliyordum da nasil yaparim onu cozememistim . Ama burada Eco Discovery turun sahibi-ayni zamanda internet cafenin- Andre ile cok iyi dost olduk . Gunlerdir Brezilya ve Turkiye turizmini kurtariyoruz . Asil bilet fiyati 270 reais , yani 125 dolar kadar . Ama bana daha ucuz bir suru oneri geldi . Cunku asil fiyata acenta komisyonlari , liman vergisi , vs.. ekleniyor . En sonunda bugun Andre ile konustum . Aslinda o buyuk patron , boyle ufak islerle ilgilenmiyor ama elemanlardan birine kontrol etmesini soyledi . Fiyat 230 reais olarak geldi . Ama Andre sagolsun cocuga benden komisyon kesmemesini soyledi , 200 oldu . Ustelik bunu benim anlamadigimi sanarak yapti , cok hosuma gitti . Sorun zaten acenta payini odememek degil , herkes para kazanmali . Ama benim butcemle bu ilac gibi geldi . Ustune ustluk tam VIP muamelesi goruyorum . Yarin sabah bir araba beni limana goturecek , tekneyi gormem icin . Cumartesi sabahi birigelip hamagimi alacak , benim yarin gosterecegim yere asacak . Aksamustu de yine beni otelden alip limana goturecekler . Servise bak . Ben surunmeye alismisim , adamlar bana kralice muamelesi yapiyor . Olsun o kadar . Nasil olsa teknede daha cooook surunecegim . Tabatinga'ya 6 gun , oradan Iquitos bir 3-4 gun daha . Oradan sonrasini bilemiyorum . Hani oradan Ekvator'a gecmek istiyorum ama bir rivayete gore Iquitos-Coca arasi tam iki haftaymis . Nehirden baska yol yok ve hani Iquitos'a vardigimda ne halde olacagimi bilemiyorum . Bu kadar nehir yolculugundan sonra iki hafta daha....Bilemiyorum . Belki de bikmak yerine burada kalip bir nehir teknesinde kaptan olmaya karar veririm . Hic belli olmaz . (Saka degil...)
Bilgisayar cildirmaya basladi nedense . Herhalde bu zavalli makine bile benim planlarima dayanamiyor . Simdilik kaciyorum , yola cikmadan once mutlaka tekrar haberlerimi duyarsiniz . Cok cok opuyorum.........

1 Şubat 2007 Perşembe

MANAUS


ISTE JAVIER VE NATALIA , BISIKLETLE DUNYA TURU YAPAN DOSTLAR

UFAK OLAN YATAK BENIM , YAZI TURADA KAYBEDINCE BUYUGU ENRICO ALDI.


MANAUS GIRISI


PEK UNLU OPERA BINASI



VE DE TURK TUTUNUNUN DUNYACA UNU
Gordugunuz gibi en sonunda bazi fotograflari eklemeyi basardim . Ushuaia dahil , son sayfalarin cogunda resimler var . Kameramin USB baglantisi olmadigi icin her seferinde cd'ye cekip oyle eklemek lazim . Bir de fotograf boyutlarini kucultmek gerekince isler iyice sarpa sariyor.
Bugun asi yuzunden pek iyi degilim , o yuzden gunun yarisini yatarak , kalanini da bilgisayar basinda gecirdim , yaklasik 5 saattir buradayim . Ama yine de keyfim yerinde , sigara icebiliyorum , calisan cocuklar da bana durmadan birseyler getiriyor . Sut , kurabiye , su...Evde gibiyim .
Dun gece cok eglendik . Buradaki karnaval okullarindan birinin yeri var , aslinda bar ama okula kar getirmek icin yapilmis . Muzik harikaydi -tamam biliyorum , dun nefret ettim dedim ama bu baska , buna bayildim . Epey dans ettik , anlasilan o ki bende guney amerikali kani var .
Simdi artik aksam yemegi zamani , sonra da erkenden uyku.Yarin gezmek lazim...