Iki gundur yazmadim diye merak edenler olmus , sakin etmeyin . Buralarda ne ne zaman ne olacagi belli , ne de benim ne zaman ne yapacagim...Uzmeyin kendinizi boyle seylerle de , yasamaya bakin millet .
Evet , simdi su merak konusu olan iki gunum..Daha once yazmistim saniyorum , Titicaca'daki adalara gittim . Dun sabah 8 gibi Puno'dan yola ciktik . Daha once bu teknelerin cok eski oldugu , 1960'larin Amerikan arabalarinin motorlariyla calistiklarini duymustum ama,bugun olanlar "Vay be gercekten eski bunlar" dedirtti . Neyse onu sonra anlatacagim . Bir de buraya geleceklerin haberi olsun , yalniz gitmekle , acentayla gitmek arasinda hemen hemen hic fiyat farki yok . 2 gunluk turu 3 ogun yemek,konaklama ve rehber dahil 60 soles'e satiyorlar , pazarlikla 50'ye iniyorlar . Yalniz gidince 30 soles tekne gidis-donus (2 gun icin) , 15 soles yemek dahil konaklama , akillarina eserse Uros icin 1 , diger adalar icin 2'ser soles giris parasi . Tabii acenta tekneleri daha bakimli , hatta 8-10 metrelik bir teknenin icinde otobus koltuklari bile gordum . Hic eglenceli degil . Ben tabii ki zipladim,"Ben kendim yaparim" diye . Hava aslinda pek hos degildi ama ben ve diger 10 kader yoldasim ust guverteye yerlestik . Hani guverte dediysem , yanlis anlamayin , hepimiz ayni anda sigamiyorduk bile . Canima minnet , ben yere , can yeleklerinin ustune serdim kendimi . Puno'dan cikinca Uros adalari 45 dk.kadar suruyor . Tabii , motora da bagli , bizimkinin daha hizli gidebilecegini hic sanmiyorum . Herkes belgesellerde gormustur , hani su sazdan yapilma , yuzen adalar . Gercekten ilginc , adalar battikca uste yani saz tabakasi ekliyorlar . Sonucta insan kendini siltenin ustunde yuruyormus gibi hissediyor . Ziplamak da cok keyifli ama yasli basli Amerikalilar bize ters ters bakinca vazgecmek zorunda kaldik . Arka taraflari gezerken yine yapalim dedik ama suya fazla yakin oldugumuzu tam zamaninda farkettik , yoksa hos bir Titicaca banyosu olacakti . Toplam ada sayisi 40 kadar , ve gercekten yuzuyorlar . Oyle ki , zamaninda carpisan adalar bile olmus . Adalarda hala yasayanlar var . Ama teknelerin gittigi adalar-kimsenin hayallerini yikmak istemem ama-tamamen turistik . Cogunda yasayan bile yok , gunduz orada olanlarin bir kismi Puno'da yasiyor va sadece calismak icin geliyor . Yasayan nufusun cogunlugu da en buyuk adalardan birinde insa edilmis kendi saz , catisi aluminyum barakalarda yasiyor . Yine de cok degisik ve eglenceli bir yer .
Uros adalarindan Amantani 3 saat (Bu teknelerle).Yolda gunesten cok iyi korunmak lazim . Ben sapka ve gunes kremi kullanmama ragmen hala kipkirmiziyim . Bu adalardan hicbirinde otel , vs. yok . Kalmak istiyorsan-ki baska turlusu mumkun degil- bir ailenin yaninda kalacaksin . Zaten gelince kaptan onu ayarliyor , hangi aileye kac kisi gidecek diye . Polonya-Italyan karisimi bir ciftle ben ayni eve dustuk . Adam Venedik'te gondolcuymus , hani ihtiyaci olan olursa :)).Tirmana tirmana eve geldik . Cok basit , ufacik tarlasi ve cicekleriyle bir koy evi . 2 katli ama sadece ust kat kullaniliyor . Bir oda ev sahiplerinin , biri bizim...Oda cok basit ama onlarin odasina bir goz attigimda bizimkinin resmen luks kaldigini gordum . Odanin tek kusuru icerdeki garip kokuydu , ne oldigini bulamadik ama insanlara da agzimizi acmadik . O kadar iyi niyetliler ki ...Ogleden sonra herkes bir tarafa gitti , cogunluk da tepelerdeki tapinak kalintisina . Ben koyde dolasmayi tercih ettim . Zaten goren herkes merhaba , iyi gunler , birsey diyor . Sen de gulumseyerek karsilik verince hemen muhabbet basliyor . Genelde ilk soru "Nerelisin?" . Turkiye deyince cogunluk bir an donup kaliyor , dusunmeye daliyorlar . "Kuzey Peru'da , degilmi?" diyen bile oldu . Cocuklar bu konuda daha merakli . Onlar hemen soruyor , anlatiyorum , eh cok zor onlar icin , okulda yarin ogretmeninize sorun diyorum . Ama genel espri su "Dunyanin obur tarafinda . Simdi buradan tunel kazarsak , oradan cikariz " Ne yapayim , artik diyecek birsey bulamiyorum . Sonucta insanlarla olmayi , tapinak kalintilarina tercih ettim adada . Beyler , bu arada az da olsa futbol oynayabildigimi kesfettim , cocuklar epey guldu ama bence iyiydim . Bundan sonra maclarda ben de varim , ne de olsa Guney Amerika transferi sayilirim!
Adada sokak lambalari var . Onlari gorunce gece jeneratorlerle aydinlatiliyor herhalde dedik . Yok oyle bir sey , onlar sadece sus . Birkac ev disinda hicbiryerde elektrik yok . Ben meydandan eve yolumu kolay buldum ama ev sahibi cocuk epey endiselenmis benim icin . Uzuldum , onu korkuttugum icin . Ama burasi o kadar rahat ve guzel ki .
Aksam yemegini mum isiginda odamizda yedik . Burada gelen turistler icin her gece bir eglence var , aslinda yerlilerin kendi fiestalari , peña deniyor . Biz de herhalde meydan civarindadir diye gittik ama in cin top oynuyor . Kosede oturan iki koyluyu farkettim , onlara sordum . Bizim evin oradaki buyuk beyaz binayi tarif ettiler.Ne yapalim ,donduk . Ariyoruz , ariyoruz yok . Hani bina var da kimse yok . Dedik okul binasi herhalde , limana dogru inersek yol ustunde , vurduk daga bayira . Yok,yok . En sonunda karanliktan bir ses geldi "Ne oldu?"diye . Yasli bir teyze tarlasinin kenarinda oturuyormus . O saatte , o karanlikta orada ne isi vardi hicbir fikrim yok . Ama bize yolu gostermeyi teklif etti ve hangi peña'ya gitmek istedigimizi sordu . Biz bilmez ki..Megerse mahallesine gore turistler o mahallenin peñasina gidiyormus . Maximo'larda kaliyoruz deyince aldi bizi , bizim evin 100 metre ilerisinde bir yere goturdu . Neyse , yemekten sonra iyi antreman oldu dedik .
Bu gecelerde yabancilara yerel giysiler giydiriyorlar , koylu kadinlar da gelip onlara once dans ogretiyor , sonra da hep birlikte dans ediliyor . Nedense erkekler buna katilmiyor . Eglence ufak bir salonda gaz lambasi isiginda , uc muzisyenle yapiliyor . Bir tarafta da bira,vs.. satiyorlar . Hersey son derece basit , turistik oldugu son derece bariz ama yine de cok cok eglenceli . Bu insanlara hayran olmamak elde degil . Yasadiklari kosullar kimliklerini bozamamis , en azindan burada ve en azindan simdilik cogunun.
Eglence bitince eve donduk ama koku pek fena . Gozumuze aksam yemegiyle birlikte cay icin gelen koka ve kekik yapraklari ilisti , kekikten daha iyisimi olur?Bir de degisik bir cins , hafif nane kokusu var . Onlari yakinca misler gibi uyuduk . Gece firtina cikti , hersey uctu ve ben o havada tuvalete gitmek zorunda kaldim . Tamam , 20 metre ama gece 3'te,karanlikta , hele bir de firtinada zor oluyor .
Sabah erkenden evsahibimizin oglu geldi , bizimle hep o ilgileniyor , zaten anne-baba hic ispanyolca bilmiyor . Bizimkinin de soyle; Oglen yemegi :almuerzo , aksam yemegi : almuerzo , kahvalti : almuerzo . Bilmeyenler icin , almuerzo sadece oglen yemegi demek , digerleri icin tamamen farkli kelimeler var . Iste bu kadar biliyor , ama nasil guleryuzlu ve kibar . Kahvaltiyi bu sabah mutfakta yapacagiz . Ayri bir oda , tamamen toprak , hersey ateste pisiyor . Anne ocagin basinda , ufakligi yaninda , onlara bakarken gozume ocagin altinda bir kipirti ilisti . Iki tane kedi yavrusu , meger orasi sicak oldugu icin onlarin yeriymis . Kahvalti icin kizarmis yumurta , kizarmis patates ve pilav bir kasede geldi , yaninda da kekik ve koka cayi tabii . Tam cayi icerken gozume bu sefer ocagin sag tarafinda bir hareket ilisti , Guinea pigs , yani laboratuar fareleri . Kafeste falan degiller , orada yasiyorlar . Bir gun yemek olacaklarini dusunmemeye calistim.
Saat 8 gibi Taquile adasina dogru yola ciktik , yol bir saat ama sonrasi kotu . Koye ulasmak icin tam 543 basamak cikmak gerekiyor , hepsi o da degil , arada basamak olmayan , tirmanilan yerler de var . Nerden biliyorsun diye sormayin kac basamak oldugunu , valla inerken tek tek saydim . Bu yukseklikte o kadar yeri tirmanmak cok zor ama inat etim cikacagim diye ve 40 dakikada falan ciktim . Bugune kadar rekorun 22 dakika oldugunu dusunurseniz , benim icin hic fena degil . Koy hos ama cikarkenki manzara daha hostu . El dokumalariyla unlu , yaklasik 1500 kisilik bir koy . Bakimli evler , bahceler . Turizmin onlara neler getireceginin farkindalar , belli . Ama ya diger yuzu? Gorduklerini hic sanmiyorum , sadece daha rahat bir hayat istiyorlar hakli olarak .
Oglende Puno'ya dogru yola ciktik , yine 3 saat yolumuz var . Yola cikali bir saat olmustu ki , bir sorun oldugunu farkettik . Tekne su aliyor . Hem de oyle boyle degil , motora gelmek uzere devamli bosaltmalarina ragmen . Haydi bakalim dedik , golun tam ortasindayiz , en yakin tekne ufukta gozukuyor ve telsizimiz de yok . Ben yine can yeleklerinin tepesindeyim , 1000 dolardan asagi satma , zaten hepimiz bir suya dalmak istiyorduk , soguk iyidir diye dalga geciyoruz ama icimizde gercekten korkan da oldu . Benim pek umrumda degil , macerasiz yolculuk olmaz zaten . Sonunda ufak ufak Puno'ya geldik .
Yoruldum artik , kusura bakmayin . Yarin sabah Copacabana'ya gidiyorum . Gezgin'cigim , valla kosturmuyorum , ben biraz boyleyimdir , yakinda yavaslarim . Zaten donusum de buradan oldugu icin bu kadar rahatim . Bu arada linklere Ozlem'i ekliyorum , o da buralarda gezinmekte . Karsilasamasak ta yol dostum benim .
Herkesi cok cok optum...
Puno etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Puno etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Kasım 2006 Cumartesi
22 Kasım 2006 Çarşamba
PUNO VE ALERJI
Evvet,aynen oyle . Uzun hikaye ama yine saman alerjim tuttu , gorenler herhalde ¨Zavalli kiz,memleketini ozledi herhalde diyordur¨. Sabahin korunde,tam gunes dogarken Puno ya geldim . Tam da zamaniymis , sabah kahvemi guzelim gole bakarak ictim . Gecen 24 saatin butun yorgunlugu gitti . Ama hostele gelip de gunlerdir ilk defa gercek bir banyoda sicak bir dus alinca yatak pek cekici geldi , dolanmayi ogleden sonraya biraktim . Internette bircok yerde burayi gezenlerin yorumlari pek hos degildi ama ben bayildim . Hatta Cuzco yu bile golgede birakti . Tamam , Cuzco veya Aguas Calientes de muhtesem yerler , hatta Puno onlarin ihtisaminin yarisina bile sahip degil . Ama gercek hayat burada , sokaklarda . Cok buyuk olmasa da saatlerce gezebilir insan . Titicaca¨nin ana limanlarindan biri olmasina ragmen turizm diger yerler kadar bozamamis burayi . Internet veya bir sise su fiyati diger yerlerin yarisi kadar. En sonunda burada bankaya faxi da gonderebildim . Ufacik bir ara sokakta ufacik bir dukkan buldum , baska da yok zaten . Turkiye ye direkt telefon baglantisi olmadigi icin dun Cuzco¨dakiler gondermek istememisti ama bu amca herhalde yarim saatten fazla ugrasti ve gonderdi . Sarilip opecektim neredeyse .
Fotograflar? Vallahi gonderecegim , su karti okutmayi bir becereyim..
Yarin sabah su unlu sazdan yapilmis Uros adalarina ve daha sonra da Amaranti adasina gececegim . Gece oradayim , baska konaklama olmadigi icin yerli bir ailenin evinde kalmak lazim . Elektrik yok , tuvaletler disarda , tam benlik . Artik epey turistik oldu ama kacirmak istemiyorum . Ertesi gun de Taquile adasina ugrayip Puno ya donus . Sanirim o gun tekrar yazmaya vaktim olur .
Opucukler
Fotograflar? Vallahi gonderecegim , su karti okutmayi bir becereyim..
Yarin sabah su unlu sazdan yapilmis Uros adalarina ve daha sonra da Amaranti adasina gececegim . Gece oradayim , baska konaklama olmadigi icin yerli bir ailenin evinde kalmak lazim . Elektrik yok , tuvaletler disarda , tam benlik . Artik epey turistik oldu ama kacirmak istemiyorum . Ertesi gun de Taquile adasina ugrayip Puno ya donus . Sanirim o gun tekrar yazmaya vaktim olur .
Opucukler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)