Evvet , yaptim . Mezarliga gittim ve de canli dondum . Cok eglenceli ama cok zor . Bir ara kaldim burada dedim ama son bir guc karaya donebildim . Yani denizde olum yok bana teorisi ispatlandi . Ama bir oneri : Sakin sakin denemeyin...
Simdi tekrar denize donme zamani . Bugun dalgalar herzamankinden daha buyuk . Kacirmamak lazim .
Sevgiler , opucukler
Trujillo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Trujillo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Mart 2007 Cuma
2 Mart 2007 Cuma
TEMPLO DE LA LUNA
Selamlar,
Hala burada , Huanchaco'dayim . Onumuzdeki haftaya kadar da ayrilmaya hic niyetim yok . O kadar zaman Guney Amerika'yi turladiktan sonra burasi bir siginak gibi geldi . Ama burayi bizim sahil koyleriyle karistirmamak lazim . Hafta sonlari biraz hareket olsa da hafta ici cok sakin . Cok sakin yerine aslinda hava karardiktan sonra hemen hemen hicbirsey kalmiyor demek lazim . Sadece birkac lokanta , o kadar . Bir de sahile arabalarini cekip , muzik dinleyip , biralarini icen birkac Perulu . Peru'nun guneyiyle kuzeyi arasinda daglar kadar fark var . Guney cok fakir , insanlar daha bir icine kapanik . Oysa burasi tam tersi . Modern , disa donuk , eglenmeyi seven insanlar . Giyimler bile cok farkli . Guneyde mini etekli bir tek kiz bile goremezken , burada zahmet edip ustlerine bir parca kumas geciriyorlar . Hani bilmesem , Brezilya'da sanacagim kendimi .
Biz de genelde hostelin kamping tarafinda birseyler pisirip , muhabbet ediyoruz .
Aksam yemeginde su ana kadar balik ve karidesten baska birsey yemedim . O kadar ucuz , taze ve lezzetli ki . Ama sanirim daha basta bir hata yaptim , ilk balik ziyafetiyle . Takma adim "Chef" kaldi , baligi ya ben pisiriyorum , ya da nasil yapilacagini anlatiyorum . Tabii , memleket adina epey reklam oldu . Sadece Turk yemekleri icin gelmeyi dusunenler var . Basit bir bugulamanin ne kadar etkili olabilecegini gormek ilginc . Belki bizim Turizm Bakani da boyle birseyler yapmali..
Dedigim gibi , burasi pek sakin . Gunler de denizde geciyor . Sorf hikayelerimi hic sormayin . Epey birseyler ogrendim , ufaktan yorum bile yapabiliyorum . Becerecegim de , burada en az 10 yil kalmam lazim . Sorf ustunde ayaga kalkmayi bile beceriyorum ama keske birkac saniyeden fazla kalabilsem . Ciddi olarak Karadeniz'de sorf yapilirmi acaba diye merak etmeye basladim . Dalgalar yeterince buyuk , neden olmasin? Deneyen varsa bana haber versin lutfen...(Ciddiyim)
Gecen gun bu kadar deniz yeter , biraz da ciddi gezeyim deyip , Ay Tapinagi'na gittim . Buradan fazla uzak degil ve gordugum en etkileyici kazi alanlarindan biri . MS 1-8 yy'lara tarihleniyor . Bize gore cok eski sayilmaz belki ama burada camur tuglalardan insa edilmis bir sehirden bahsediyorum . Ustelik yuzyillardir yagmura , ruzgara ve de ruzgarin tasidigi kuma maruz kalmis bir yer . Butun bunlara ragmen nasil da iyi korundugunu gormek sasirtici . Tabii artik korunmasi icin ciddi miktarlar harcaniyor ve kazi hala devam ediyor . Bir de yakinda dunyanin en buyuk camur sehri diye anilan Chan Chan var , ona da pazar gunu , burasi kalabaliklastiginda gidecegim .
Bu arada bir de yavru kusum oldu . Yuvadan dusmus , ucamiyor . Ona hergun su , yiyecek veriyorum . Dun ilk defa elime almama bile izin verdi . Minnacik birsey . Ama ona tek bakan ben degilim . Yavru kustan bile daha minik bir baska kus da , kendi yavrusu olmamasina ragmen yavruyu besliyor . Ilk gunler cok zavalliydi ama artik pacayi kurtardigi her halinden belli .
Iste hayat boyle buralarda . Sorf yapmak isteyen varsa hemen atlayip gelsin , yil sonuna dogru El Niño geri donuyor . Su isininca kopekbaliklari akin edecekmis buraya .
Donus icin geri sayim basladi . Herkesi , herseyi cok ozledim . Ama bir taraftan da biraz cekiniyorum . Ben yokken neler oldugu hakkinda hicbir fikrim yok . Iyi ya da kotu ne surprizler bekliyor beni acaba?
Herkesi cok cok opuyorum .
Hala burada , Huanchaco'dayim . Onumuzdeki haftaya kadar da ayrilmaya hic niyetim yok . O kadar zaman Guney Amerika'yi turladiktan sonra burasi bir siginak gibi geldi . Ama burayi bizim sahil koyleriyle karistirmamak lazim . Hafta sonlari biraz hareket olsa da hafta ici cok sakin . Cok sakin yerine aslinda hava karardiktan sonra hemen hemen hicbirsey kalmiyor demek lazim . Sadece birkac lokanta , o kadar . Bir de sahile arabalarini cekip , muzik dinleyip , biralarini icen birkac Perulu . Peru'nun guneyiyle kuzeyi arasinda daglar kadar fark var . Guney cok fakir , insanlar daha bir icine kapanik . Oysa burasi tam tersi . Modern , disa donuk , eglenmeyi seven insanlar . Giyimler bile cok farkli . Guneyde mini etekli bir tek kiz bile goremezken , burada zahmet edip ustlerine bir parca kumas geciriyorlar . Hani bilmesem , Brezilya'da sanacagim kendimi .
Biz de genelde hostelin kamping tarafinda birseyler pisirip , muhabbet ediyoruz .
Aksam yemeginde su ana kadar balik ve karidesten baska birsey yemedim . O kadar ucuz , taze ve lezzetli ki . Ama sanirim daha basta bir hata yaptim , ilk balik ziyafetiyle . Takma adim "Chef" kaldi , baligi ya ben pisiriyorum , ya da nasil yapilacagini anlatiyorum . Tabii , memleket adina epey reklam oldu . Sadece Turk yemekleri icin gelmeyi dusunenler var . Basit bir bugulamanin ne kadar etkili olabilecegini gormek ilginc . Belki bizim Turizm Bakani da boyle birseyler yapmali..
Dedigim gibi , burasi pek sakin . Gunler de denizde geciyor . Sorf hikayelerimi hic sormayin . Epey birseyler ogrendim , ufaktan yorum bile yapabiliyorum . Becerecegim de , burada en az 10 yil kalmam lazim . Sorf ustunde ayaga kalkmayi bile beceriyorum ama keske birkac saniyeden fazla kalabilsem . Ciddi olarak Karadeniz'de sorf yapilirmi acaba diye merak etmeye basladim . Dalgalar yeterince buyuk , neden olmasin? Deneyen varsa bana haber versin lutfen...(Ciddiyim)
Gecen gun bu kadar deniz yeter , biraz da ciddi gezeyim deyip , Ay Tapinagi'na gittim . Buradan fazla uzak degil ve gordugum en etkileyici kazi alanlarindan biri . MS 1-8 yy'lara tarihleniyor . Bize gore cok eski sayilmaz belki ama burada camur tuglalardan insa edilmis bir sehirden bahsediyorum . Ustelik yuzyillardir yagmura , ruzgara ve de ruzgarin tasidigi kuma maruz kalmis bir yer . Butun bunlara ragmen nasil da iyi korundugunu gormek sasirtici . Tabii artik korunmasi icin ciddi miktarlar harcaniyor ve kazi hala devam ediyor . Bir de yakinda dunyanin en buyuk camur sehri diye anilan Chan Chan var , ona da pazar gunu , burasi kalabaliklastiginda gidecegim .
Bu arada bir de yavru kusum oldu . Yuvadan dusmus , ucamiyor . Ona hergun su , yiyecek veriyorum . Dun ilk defa elime almama bile izin verdi . Minnacik birsey . Ama ona tek bakan ben degilim . Yavru kustan bile daha minik bir baska kus da , kendi yavrusu olmamasina ragmen yavruyu besliyor . Ilk gunler cok zavalliydi ama artik pacayi kurtardigi her halinden belli .
Iste hayat boyle buralarda . Sorf yapmak isteyen varsa hemen atlayip gelsin , yil sonuna dogru El Niño geri donuyor . Su isininca kopekbaliklari akin edecekmis buraya .
Donus icin geri sayim basladi . Herkesi , herseyi cok ozledim . Ama bir taraftan da biraz cekiniyorum . Ben yokken neler oldugu hakkinda hicbir fikrim yok . Iyi ya da kotu ne surprizler bekliyor beni acaba?
Herkesi cok cok opuyorum .
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)