Bugun kendime iyi davranmaya karar verdim . Ne de olsa sevgililer gunu ve ben yalniz yalniz oturuyorum . Ne mi yapacagim? Kendime bir spagetti ismarlayacagim . Sonra da guzel bir kahve ve siesta...Bu sicaktan yakinda vucudumda kan bile kalmayacak . Ogleden sonrayi gecirmenin en akillica yolu bu . Gunluk islerimi de bitirdim . Camasirlar yikandi , kurudu , cuma gunune biletimi ayarladim , bugunluk yasasin ozgurluk diyorum , turistligime yarin devam edecegim .
Opuldunuz
Amazon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Amazon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Şubat 2007 Çarşamba
LETICIA VE IQUITOS
Hani en son bir gidip bakacagim su Leticia nasil bir yermis dedim ya , iyicene baktim . Zaten ufacik bir yer , gezecek fazla bir yer yok . Brezilya cikis damgasi icin Tabatinga`ya gitmek lazim . Merkezden cikip Tabatinga`ya varmak yuruyerek yarim saat . Iki sehir birbirinin icine oyle bir gecmis ki ana caddede sinir yazisi olmasa farki anlamak mumkun degil . Iki tarafta da iki para birimi de geciyor . Reais verip ustune peso almak ya da tam tersi cok normal . Zaten sinir dedigimde de oyle gecis falan zannetmeyin . Bir anit , bir tarafta Kolombiya , oburunde Brezilya yaziyor . Kolombiya tarafinda yolun kenarinda da bir semsiyenin altinda , rahatsiz bir sandalyede oturan ve isinden nefret ettigi her halinden belli olan bir gumruk gorevlisi . Nasil etmesin ? Yapacak hicbirseyi yok ki zavallimin..
Dun gunu oda arkadasim Brezilyali Manolo ile bana tekne bileti ve spagetti arayarak gecirdik . Tekne bileti tamam da spagetti ne demeyin . Gunlerdir acim , artik canimin istedigi birsey yemek istedim . Ama Italyan amcanin yeri kapali , sehrin tek bes yildizli oteline bile gittik , var ama benim butce malum . Sonunda bileti bulduguma o kadar sevindim ki acligi falan unuttum . Yani dunu yine tamamen ac gecirdim yine . Olsun , biletim var ya..
Aksam yine yuruyerek , otelin yanindaki cafede muzik dinleyerek gecti . Muzik ama oyle alalade degil . Cafe sahibinin cok genis bir LP kolekdiyonu var , hepsi klasik Kolombiya muzigi . Adam teknolojiyi reddediyor , plaklarindan vazgecmiyor . Bir de ilk defa sekersiz , gercek kahveyi haftalardan beri ilk defa burada icebildim . Bayildim.
Dun aksam uyumamaya niyetlendim . Sabah 4'te limanda olmam gerekiyordu . Ama otelimizin sahibesi "Git uyu , ben seni kaldiririm" deyince dayanamadim . Ama ondan once Manolo firladi , gece iki bucukta gec kaldin diyerek hem de . Tekrar uyudum , yine Rosa'dan once o kaldirdi . Ustune ustluk o saatte hic usenmeyip limana kadar cantami tasidi , tekne gelene kadar da bekledi . Biraz catlak bir cocuk , evangelist ve tam bir fanatik . En sonunda aksam otururken ben bile patladim "Tanri hep orada ama benim burada cok az zamanim var , birak dini de etrafi seyredelim "diye . Gercekten dogru . Yani portekizce teoloji tartismak o an en son istedigim seydi .
Simdi bu motor hikayesi de ne ? Leticia'da cok az araba var . Herkes motor tepesinde , coluk , cocuk , bebekler...Taksilerin cogunlugu bile motor , birini durdurup surucunun arkasina atliyorsunuz . Tabatinga da ayni ama aradaki en buyuk fark , Leticia'da herkes in plakasi varken ve kask takarken , Tabatinga'da kimsenin umrunda degil . Motor kiralamak da cok ucuz , saati 3 lira kadar . Nereden mi biliyorum ? Soyleyemem , babam da okuyabilir :)
Sonunda sabah 4'te Silili gazeteci bir amcayla beni Santa Rosa'ya ( Peru) goturecek tekneye bindik . Kaptan elimize pili bitmek uzere olan bir fener tutusturup , teknenin onune bakmamizi , hani agac falan gorursek uyarmamizi soyledi . Eyvahlar olsun dedim , hic isik yok ve adam son gaz gidiyor . Bir kac kere son anda farkettik te teknenin devrilmesi pahasina kurtardi yine . Sabah sabah oyle bir adrenalin aldim ki , uyku falan kalmadi . Devrilsek ya da birseye carpsak ne olur diye dusunmekten kendimi alamadim . Bu sularin gorundugu kadar sakin ve tehlikesiz olmadigini cok cok iyi biliyorum . Akinti bir yana , buralarda hala piranhalar ve timsahlar disinda insana saldiran hayvan cinsleri var . O yuzden suya girilebilen yerler belli , kimse de fazla kiyidan uzaklasmiyor .
Santa Rosa ufacik bir yer , elektrik bile yok . Pasaportumla ilgili ilk sorunu da burada yasadim . Memur kizlar benimki gibi pasaportu daha once hic gormemisler , Peru icin vizeye ihtiyacim olmadigina bir turlu ikna edemedim . En sonunda damgaya OF-resmi damgasi vurup gonderdiler . Yani kac gun kalacagim hakkinda birsey yok , Lima'ya bildireceklermis . Eger kacak gectiysem basim cikista belaya girecekmis . Dur bakalim , kimin basi belaya girecek ben Lima'ya varinca diye gecti icimden ama agzimi acmadim . Ama sinir burasi , en azindan bir listeniz olsun . Valla bunlara da alistim artik , artik kizmiyorum , bir sigara daha icmeye vaktim oldu diye seviniyorum bile .
Bu sefer bindigim tekne lancha rapido dedikleri hizli tekne , 15 yolcu alan bir hiz motoru . Obur teknelerin 3 gunde aldigi yolu duraklarla 10 saatte aliyor ve yemek bile var . Kahvalti sandvic ve meyve suyu , oglen de pilav , patates kizartmasi , yumurta izgara et ve mesrubat . Anlayacaginiz pek hos . Benim tek derdim koltuklarin fazla sert olmasiydi . Gunlerdir teknelerde , o sicakta bunalan popocugum sert ve sallanan yerlerden hic hoslanmiyor .
Olsun , Iquitos'daki hostelde yumusacik ve cok rahat bir yatagim var . Haftalardir ilk defa gercek bir yatak..( Leticia'daki beton platform ustunde 10 santimlik bir silteydi) Artik serile serile yatarim .
Yarin camasir gunum , bir de bakacagim buralarda cok hos ciftlikler var , oralara gitmek istiyorum . Bugday falan degil , anakonda , kelebek , cayman ciftlikleri . Turlar da var ama ...Bu konuda daha sonra yazacagim .
Cuma gunu buradan ayrilmayi planliyorum . Nasil ,neyle ,vs vs...gibi detaylar hakkinda hicbir fikrim yok . Ama burada karnaval basladi , persembe aksami gosteriyi gormeden gidemem.
Yarin gorusuruz artik...
SEVGILILER GUNUNUZ KUTLU OLSUN !!!!
Dun gunu oda arkadasim Brezilyali Manolo ile bana tekne bileti ve spagetti arayarak gecirdik . Tekne bileti tamam da spagetti ne demeyin . Gunlerdir acim , artik canimin istedigi birsey yemek istedim . Ama Italyan amcanin yeri kapali , sehrin tek bes yildizli oteline bile gittik , var ama benim butce malum . Sonunda bileti bulduguma o kadar sevindim ki acligi falan unuttum . Yani dunu yine tamamen ac gecirdim yine . Olsun , biletim var ya..
Aksam yine yuruyerek , otelin yanindaki cafede muzik dinleyerek gecti . Muzik ama oyle alalade degil . Cafe sahibinin cok genis bir LP kolekdiyonu var , hepsi klasik Kolombiya muzigi . Adam teknolojiyi reddediyor , plaklarindan vazgecmiyor . Bir de ilk defa sekersiz , gercek kahveyi haftalardan beri ilk defa burada icebildim . Bayildim.
Dun aksam uyumamaya niyetlendim . Sabah 4'te limanda olmam gerekiyordu . Ama otelimizin sahibesi "Git uyu , ben seni kaldiririm" deyince dayanamadim . Ama ondan once Manolo firladi , gece iki bucukta gec kaldin diyerek hem de . Tekrar uyudum , yine Rosa'dan once o kaldirdi . Ustune ustluk o saatte hic usenmeyip limana kadar cantami tasidi , tekne gelene kadar da bekledi . Biraz catlak bir cocuk , evangelist ve tam bir fanatik . En sonunda aksam otururken ben bile patladim "Tanri hep orada ama benim burada cok az zamanim var , birak dini de etrafi seyredelim "diye . Gercekten dogru . Yani portekizce teoloji tartismak o an en son istedigim seydi .
Simdi bu motor hikayesi de ne ? Leticia'da cok az araba var . Herkes motor tepesinde , coluk , cocuk , bebekler...Taksilerin cogunlugu bile motor , birini durdurup surucunun arkasina atliyorsunuz . Tabatinga da ayni ama aradaki en buyuk fark , Leticia'da herkes in plakasi varken ve kask takarken , Tabatinga'da kimsenin umrunda degil . Motor kiralamak da cok ucuz , saati 3 lira kadar . Nereden mi biliyorum ? Soyleyemem , babam da okuyabilir :)
Sonunda sabah 4'te Silili gazeteci bir amcayla beni Santa Rosa'ya ( Peru) goturecek tekneye bindik . Kaptan elimize pili bitmek uzere olan bir fener tutusturup , teknenin onune bakmamizi , hani agac falan gorursek uyarmamizi soyledi . Eyvahlar olsun dedim , hic isik yok ve adam son gaz gidiyor . Bir kac kere son anda farkettik te teknenin devrilmesi pahasina kurtardi yine . Sabah sabah oyle bir adrenalin aldim ki , uyku falan kalmadi . Devrilsek ya da birseye carpsak ne olur diye dusunmekten kendimi alamadim . Bu sularin gorundugu kadar sakin ve tehlikesiz olmadigini cok cok iyi biliyorum . Akinti bir yana , buralarda hala piranhalar ve timsahlar disinda insana saldiran hayvan cinsleri var . O yuzden suya girilebilen yerler belli , kimse de fazla kiyidan uzaklasmiyor .
Santa Rosa ufacik bir yer , elektrik bile yok . Pasaportumla ilgili ilk sorunu da burada yasadim . Memur kizlar benimki gibi pasaportu daha once hic gormemisler , Peru icin vizeye ihtiyacim olmadigina bir turlu ikna edemedim . En sonunda damgaya OF-resmi damgasi vurup gonderdiler . Yani kac gun kalacagim hakkinda birsey yok , Lima'ya bildireceklermis . Eger kacak gectiysem basim cikista belaya girecekmis . Dur bakalim , kimin basi belaya girecek ben Lima'ya varinca diye gecti icimden ama agzimi acmadim . Ama sinir burasi , en azindan bir listeniz olsun . Valla bunlara da alistim artik , artik kizmiyorum , bir sigara daha icmeye vaktim oldu diye seviniyorum bile .
Bu sefer bindigim tekne lancha rapido dedikleri hizli tekne , 15 yolcu alan bir hiz motoru . Obur teknelerin 3 gunde aldigi yolu duraklarla 10 saatte aliyor ve yemek bile var . Kahvalti sandvic ve meyve suyu , oglen de pilav , patates kizartmasi , yumurta izgara et ve mesrubat . Anlayacaginiz pek hos . Benim tek derdim koltuklarin fazla sert olmasiydi . Gunlerdir teknelerde , o sicakta bunalan popocugum sert ve sallanan yerlerden hic hoslanmiyor .
Olsun , Iquitos'daki hostelde yumusacik ve cok rahat bir yatagim var . Haftalardir ilk defa gercek bir yatak..( Leticia'daki beton platform ustunde 10 santimlik bir silteydi) Artik serile serile yatarim .
Yarin camasir gunum , bir de bakacagim buralarda cok hos ciftlikler var , oralara gitmek istiyorum . Bugday falan degil , anakonda , kelebek , cayman ciftlikleri . Turlar da var ama ...Bu konuda daha sonra yazacagim .
Cuma gunu buradan ayrilmayi planliyorum . Nasil ,neyle ,vs vs...gibi detaylar hakkinda hicbir fikrim yok . Ama burada karnaval basladi , persembe aksami gosteriyi gormeden gidemem.
Yarin gorusuruz artik...
SEVGILILER GUNUNUZ KUTLU OLSUN !!!!
11 Şubat 2007 Pazar
TABATINGA-LETICIA
Leticia'ya gelebildim en sonunda . Tam 6 gece 7 gün , bir de Konstantin'de fazladan bir gece bekleme... Teknelerle iyice akraba oldum artık .
Son yazıyı gönderdikten sonra Andre'ye bir uğrayayım dedim
. Pazar günü öğleden sonra mutlaka gel demişti, ben de
vedalaşmak için zannetmiştim . Evinin terasına bir geldim ki ,
bir sürü insan , oturmuş demlenip muhabbet etmekte . Bir tarafta
koca bir ızgarada kilolarca et , bir tarafta sürüyle yemek ,
kocaman bir buz kutusunda biralar...Meğer eşinin doğumgünüymüş
. Sonuçta Manaus'taki en keyifli zamanlarımdan birini yaşadım .
Herzamanki gibi milleti epey eglendirdim komik portekizcemle . Bu
dil işine çok dikkat etmek lazım . İspanyolcada serin , soğuk ,
taze anlamına gelen fresco, brezilya portekizcesinde eşcinsel
demekmiş . Ne yazık ki ben bunu biraz geç öğrendim . Hani
başıma birşey gelmedi ama günün esprisi oldum .
Sabah çantamı yüklenip limana gittim. Bu seferki tekne dediğim gibi çok daha büyüktü . Herzamanki gibi rötar yaptık , sabah 10 yerine akşam 19:30 gibi yola çıkabildik . Durum böyle olunca da kaptan kestirme yollara saptı (Yol derken nehrin kollarından bahsediyorum elbette). Gece vakti koca teknenin iki taraftan da kıyıya elli santim yaklaştığını görmek hiç hoş değil . Ama bizim kaptan becerdi işte . Zaten ilginç bir adam . Bir ara herhalde uyuya kaldı , yanlış yola saptık , tekne neredeyse karaya oturuyordu . Bir akşam da canı istemiş olacak ki , mikrofonu alıp saatlerce şarkı söyledi . Hani sesi de hiç de fena değildi doğrusu .
Bunun dışında teknelere fena halde alışmaya başladım . İlk iki gece "Yok ya , ben bu sıkışıklıkta uyuyamam" diyerek açık havada , üst güvertede yerde uyudum . Ama yok , olmuyor . Yer metal , motorun vibrasyonu , vs vs...gibi sebeplerden dolayı tekrar hamağıma döndüm . Artık uyumayı , hatta uyurken başkalarını rahatsız etmeyi bile beceriyorum- ki bu bir Brezilya geleneği . Eğer uyurken yeterince yayılıp yanınızdakileri rahatsız edemiyorsanız , hamakta uyumayı bilmiyorsunuz demektir . Ben bu konuda epey deneyim kazandım . Ve dürüst olayım , biz Türk milleti hamakta uyumayı bilmiyoruz . Hamaklarımız bile hamak değil . Memlekete dönünce buralara gelecekler için ya da hamakta nasıl uyunacağını öğrenmek isteyenler için bir kurs bile açmayı düşünüyorum . Hiç küçümsemeyin , valla zor iş .
Müzik konusunda da epey ilerleme kaydettim . Artık bırakın rahatsız olmayı , yüksek sesli müzik olmayınca düşünemiyorum bile . Bu son teknede bir de piyanist şantörümüz vardı . Öğlen , akşam , canı istedikçe şarkı söyledi . Epey eğlendik yani .
Dün gece Benjamin Constantin limanında kıyıya çıktık . Tabatinga'ya gelmeden gemi bir gece burada kaldı , sebep? Belirsiz . Ama iyiki de kalmış . Teknedeki arkadaşlarımdan biriyle şehre indik , onun bir arkadaşının oğlunun doğumgününe gittik ve de cok eğlendik . Oradan da merkezdeki konsere gittik . Bütün kasaba oradaydı, herkes deli gibi içip, dans ediyordu. Biz de onlara katıldık. Konser -ne yazık ki adını hatırlayamadığım- bir bayan şarkıcınındı. Anladığım kadarıyla epey de ünlüymüş..Brezilyalı arkadaşlarım onunla fotoğraf çektirmek istediler ama kulisin kapısındaki korumalar kimseye izin vermeyince benim Türk bir hayranı olduğumu söyledik. Bazen Türk olmak işe yarıyormuş..Çok hoşlarına gitti ve bizi hemen içeri aldılar. Arada ben de kendimi hatunla sarmaş dolaş fotoğraf çektirirken buldum . Sonra biri daha geldi yanımıza . Meğer o da çok ünlü bir şarkıcıymış . Yani artık ne yapayım ? Brezilyanın yıldızlarıyla bile ahbap oldum , bir ülkenin daha içine girmek mümkün mü ?
Bu teknede bir sürü ahbabım oldu . İlk gün herkes bana ters ters bakıyordu, kimse konuşmak istemiyordu. Ben de yabancıyım diye sandım . Ama sonradan muhabbete başlayınca gençler bana beni Brezilyanın güneyinden, burnu büyük beyazlardan sandıkları için konuşmadıklarını söylediler . Türk olduğum ortaya çıkınca herkes rahatladı, bana gülerek bakmaya başladılar .
150 kişilik teknede 200 kişiden fazla vardı ve hepsiyle tanıştım zamanla . (Bu arada tekne aşırı yolcudan ceza yedi).Bütün günüm selamlaşmakla geçmeye başladı . Ama aynı bir aile gibi baktılar bana . Yemek zamanı ? En az 10 kişi yiyip yemediğimi kontrol etti . Susadım ? Sen gitme, ufaklıklardan biri getirsin...Biri mi hasta ? Arzu bir gelip bakarmısın? İlaç lazım , eh , ben buradayım...Yani anlayacağınız ben tam bir Brezilyalı olmak yolunda emin adımlarla ilerliyorum . Teyzeler heryerde bana koca buluyor , moralim acayip iyi , durmadan ne kadar güzel olduğumu duyuyorum . Valla kızlar , koca isteyen buraya gelsin , Türk kızlarına bayılıyorlar .
Kötü bir şey olmadı mı? Elbette oldu . İki gün önce kalktığımda ufak sırt çantamın fermuarının yırtılarak içinden son 50 reaisimin çalındığını gördüm. Fazla bir para değildi ama fena oldu çünkü üstümde sadece dolar kalmıştı ve teknede bozdurma imkanım yoktu..Ancak Konstantin'e geldiğimizde bankamatikten para çekebildim. . Herkes o kadar üzüldü ve utandı ki son iki gün bana durmadan birşeyler ısmarladılar . Biri tost, diğeri bira..Böylece para sıkıntısı çekmeden o iki günü atlattım..Sağolsunlar:)
İşte böyle..Sabahın köründe Tabatinga'ya geldim ve hemen Kolombiya'ya , Leticia'ya geçip otel buldum . Burada otel konusunda fazla bir seçenek yok, bulduğum yerde odaların camı yok, şilte beton bir platformun üstünde ama sahibesi çok tatlı bir hanım. Bu akşam gerçek bir yemek yiyip , şilteli bir yatakta uyuyup yarın için güç toplamak lazım . Öbür gün Peru'ya doğru yola çıkmak istiyorum yavaş yavaş....
Sağlık durumları iyi , sadece fena halde güneşten yanmış durumdayım . Koruyucu falan hikaye, nehir fena yakıyor . Acı yok ama kıpkırmızı geziyorum . Teknedeki ufak arkadaşlarım sordu , neden yüzün kırmızı diye...Benim gibi zavallıların güneşten yanabildiği hakkında en ufak fikirleri bile yoktu . Güneşten yandım dediğimde çok güldüler, onlara çok yabancı bir kavram. Çocukların maskarası oldum buralarda....
Şimdikin siesta zamanı . Gidip biraz yatıp , kendime geleceğim. Sonra canavar gibi kalkıp bakacağım şu Leticia denen yer tam olarak nasıl birşeymiş...
İyice uzattım bu sefer..
Sevgiler
Sabah çantamı yüklenip limana gittim. Bu seferki tekne dediğim gibi çok daha büyüktü . Herzamanki gibi rötar yaptık , sabah 10 yerine akşam 19:30 gibi yola çıkabildik . Durum böyle olunca da kaptan kestirme yollara saptı (Yol derken nehrin kollarından bahsediyorum elbette). Gece vakti koca teknenin iki taraftan da kıyıya elli santim yaklaştığını görmek hiç hoş değil . Ama bizim kaptan becerdi işte . Zaten ilginç bir adam . Bir ara herhalde uyuya kaldı , yanlış yola saptık , tekne neredeyse karaya oturuyordu . Bir akşam da canı istemiş olacak ki , mikrofonu alıp saatlerce şarkı söyledi . Hani sesi de hiç de fena değildi doğrusu .
Bunun dışında teknelere fena halde alışmaya başladım . İlk iki gece "Yok ya , ben bu sıkışıklıkta uyuyamam" diyerek açık havada , üst güvertede yerde uyudum . Ama yok , olmuyor . Yer metal , motorun vibrasyonu , vs vs...gibi sebeplerden dolayı tekrar hamağıma döndüm . Artık uyumayı , hatta uyurken başkalarını rahatsız etmeyi bile beceriyorum- ki bu bir Brezilya geleneği . Eğer uyurken yeterince yayılıp yanınızdakileri rahatsız edemiyorsanız , hamakta uyumayı bilmiyorsunuz demektir . Ben bu konuda epey deneyim kazandım . Ve dürüst olayım , biz Türk milleti hamakta uyumayı bilmiyoruz . Hamaklarımız bile hamak değil . Memlekete dönünce buralara gelecekler için ya da hamakta nasıl uyunacağını öğrenmek isteyenler için bir kurs bile açmayı düşünüyorum . Hiç küçümsemeyin , valla zor iş .
Müzik konusunda da epey ilerleme kaydettim . Artık bırakın rahatsız olmayı , yüksek sesli müzik olmayınca düşünemiyorum bile . Bu son teknede bir de piyanist şantörümüz vardı . Öğlen , akşam , canı istedikçe şarkı söyledi . Epey eğlendik yani .
Dün gece Benjamin Constantin limanında kıyıya çıktık . Tabatinga'ya gelmeden gemi bir gece burada kaldı , sebep? Belirsiz . Ama iyiki de kalmış . Teknedeki arkadaşlarımdan biriyle şehre indik , onun bir arkadaşının oğlunun doğumgününe gittik ve de cok eğlendik . Oradan da merkezdeki konsere gittik . Bütün kasaba oradaydı, herkes deli gibi içip, dans ediyordu. Biz de onlara katıldık. Konser -ne yazık ki adını hatırlayamadığım- bir bayan şarkıcınındı. Anladığım kadarıyla epey de ünlüymüş..Brezilyalı arkadaşlarım onunla fotoğraf çektirmek istediler ama kulisin kapısındaki korumalar kimseye izin vermeyince benim Türk bir hayranı olduğumu söyledik. Bazen Türk olmak işe yarıyormuş..Çok hoşlarına gitti ve bizi hemen içeri aldılar. Arada ben de kendimi hatunla sarmaş dolaş fotoğraf çektirirken buldum . Sonra biri daha geldi yanımıza . Meğer o da çok ünlü bir şarkıcıymış . Yani artık ne yapayım ? Brezilyanın yıldızlarıyla bile ahbap oldum , bir ülkenin daha içine girmek mümkün mü ?
Bu teknede bir sürü ahbabım oldu . İlk gün herkes bana ters ters bakıyordu, kimse konuşmak istemiyordu. Ben de yabancıyım diye sandım . Ama sonradan muhabbete başlayınca gençler bana beni Brezilyanın güneyinden, burnu büyük beyazlardan sandıkları için konuşmadıklarını söylediler . Türk olduğum ortaya çıkınca herkes rahatladı, bana gülerek bakmaya başladılar .
150 kişilik teknede 200 kişiden fazla vardı ve hepsiyle tanıştım zamanla . (Bu arada tekne aşırı yolcudan ceza yedi).Bütün günüm selamlaşmakla geçmeye başladı . Ama aynı bir aile gibi baktılar bana . Yemek zamanı ? En az 10 kişi yiyip yemediğimi kontrol etti . Susadım ? Sen gitme, ufaklıklardan biri getirsin...Biri mi hasta ? Arzu bir gelip bakarmısın? İlaç lazım , eh , ben buradayım...Yani anlayacağınız ben tam bir Brezilyalı olmak yolunda emin adımlarla ilerliyorum . Teyzeler heryerde bana koca buluyor , moralim acayip iyi , durmadan ne kadar güzel olduğumu duyuyorum . Valla kızlar , koca isteyen buraya gelsin , Türk kızlarına bayılıyorlar .
Kötü bir şey olmadı mı? Elbette oldu . İki gün önce kalktığımda ufak sırt çantamın fermuarının yırtılarak içinden son 50 reaisimin çalındığını gördüm. Fazla bir para değildi ama fena oldu çünkü üstümde sadece dolar kalmıştı ve teknede bozdurma imkanım yoktu..Ancak Konstantin'e geldiğimizde bankamatikten para çekebildim. . Herkes o kadar üzüldü ve utandı ki son iki gün bana durmadan birşeyler ısmarladılar . Biri tost, diğeri bira..Böylece para sıkıntısı çekmeden o iki günü atlattım..Sağolsunlar:)
İşte böyle..Sabahın köründe Tabatinga'ya geldim ve hemen Kolombiya'ya , Leticia'ya geçip otel buldum . Burada otel konusunda fazla bir seçenek yok, bulduğum yerde odaların camı yok, şilte beton bir platformun üstünde ama sahibesi çok tatlı bir hanım. Bu akşam gerçek bir yemek yiyip , şilteli bir yatakta uyuyup yarın için güç toplamak lazım . Öbür gün Peru'ya doğru yola çıkmak istiyorum yavaş yavaş....
Sağlık durumları iyi , sadece fena halde güneşten yanmış durumdayım . Koruyucu falan hikaye, nehir fena yakıyor . Acı yok ama kıpkırmızı geziyorum . Teknedeki ufak arkadaşlarım sordu , neden yüzün kırmızı diye...Benim gibi zavallıların güneşten yanabildiği hakkında en ufak fikirleri bile yoktu . Güneşten yandım dediğimde çok güldüler, onlara çok yabancı bir kavram. Çocukların maskarası oldum buralarda....
Şimdikin siesta zamanı . Gidip biraz yatıp , kendime geleceğim. Sonra canavar gibi kalkıp bakacağım şu Leticia denen yer tam olarak nasıl birşeymiş...
İyice uzattım bu sefer..
Sevgiler
![]() |
| Minik arkadaşlarımdan biri.. |
4 Şubat 2007 Pazar
TEKNE
Bugun en sonunda tekneye binebildim . Buyuk oldugunu gorunce cok sevindim . Yine catlak bir bufeci var ama oburu kadar kotu degil . Zaten ben de alismaya basladim galiba . Bugun otururken ayni Brezilyalilar gibi tempo tutarken buldum kendimi .
Koskoca teknede yaklasik 150 kisi icinde tek gringa-yabanci benim . Daha once de basima gelmisti , cogu zaman bu iyi birsey demek.Aslinda Israilli de gelecekti , hatta geldi de . Ama tekneye bindi , soyle bir etrafa bakindi ve "Ben bunu bir daha yapamayacagim" dedi ve indi . Boylece yalniz kaldim . Bir bakima iyi de oldu , biraz kafa dinlemek istiyordum . Bizim ufakligin ask acilarini dinlemek beni epey yormustu .
Birazdan tekneye donecegim . Pazar gunu burada her yer kapali . Restoranlar bile . Gidip ust guvertede muzik dinleyip kafa sallayacagim . Nasilsa ilk 15 dakika icinde birileriyle muhabbete baslayip , portekizceyi katletmeye devam ederim .
Itiraf = Cok ama cok yorgunum......
Herkesi cok opuyorum . Artik Tabatinga ya da Leticia ya da Peru'da gorusuruz .
Koskoca teknede yaklasik 150 kisi icinde tek gringa-yabanci benim . Daha once de basima gelmisti , cogu zaman bu iyi birsey demek.Aslinda Israilli de gelecekti , hatta geldi de . Ama tekneye bindi , soyle bir etrafa bakindi ve "Ben bunu bir daha yapamayacagim" dedi ve indi . Boylece yalniz kaldim . Bir bakima iyi de oldu , biraz kafa dinlemek istiyordum . Bizim ufakligin ask acilarini dinlemek beni epey yormustu .
Birazdan tekneye donecegim . Pazar gunu burada her yer kapali . Restoranlar bile . Gidip ust guvertede muzik dinleyip kafa sallayacagim . Nasilsa ilk 15 dakika icinde birileriyle muhabbete baslayip , portekizceyi katletmeye devam ederim .
Itiraf = Cok ama cok yorgunum......
Herkesi cok opuyorum . Artik Tabatinga ya da Leticia ya da Peru'da gorusuruz .
3 Şubat 2007 Cumartesi
KALDIM BURALARDA
Aynen boyle iste . Bugun guzel guzel cantayi hazirladim , kapattim , arabayi bekliyorum ki Israilli yol arkadasim Khafir geldi . Haber : Tekne pazartesi sabahi hareket edecek , kaldik burada . Andre ve teknenin acentasi seni lobide bekliyorlar . Yok , saka dedim ama degilmis . Bizim tekne bugun buradan kalkacak tek tekne ve ona yuk getiren oburu arizalanmis . Ancak yarin aksam burada olacak ve gece yuklenip , pazartesi yola cikacagiz . Manaus pek sevdi bizi anlasilan , gitmemize izin vermiyor . Hamaklarimiz coktan teknede ama yolcular yarin binmeye baslayacak . Acenta gorevlisiyle konustum , yarin ilk biz binecegiz tekneye . Sabah 10'da alacak ve geceyi limanda , hamaklarimizda gecirecegiz . Boyle yapmak en mantiklisi cunku yine cok kalabalik olacak ve ben yine yerlerde surunmek istemiyorum . Yarin butun gunu teknede , hamagimda okuyarak gecirmek cok daha mantikli .
Sonucta onumuzdeki pazar ya da pazartesiye , boyle giderse hatta saliya , carsambaya kadar benden haber yok , ona gore . Cunku buralarda zaman bir farkli isliyor , Brezilya zaman kavrami diger Guney Amerika ulkelerine gore bile cok farkli . Zaten bazen otobus ne zaman kalkacak gibi sorularda soyle bir konusma yasaniyor :
-Otobus kacta kalkacak?
-5'te
-For sure ?(Eminmisin ?)
-For sure..Maybe..( Eminim..Belki..)
Iste hayat boyle buralarda . Ama adamlar bize adam basi 25'er reais odedi , bu geceki otel ve yemek paralarimizi karsiladilar . Ustelik ben zaten durumu kabullenmisken .
Iste boyle . Bana bu aralar fena halde nazar degmeye basladi galiba . Hastaliklar , gecikmeler...Fena halde dokulmeye basladim . Ama benim moralim yerinde . Bu kadar uzun bir yolculuk yaparken bazi aksilikler olmamasi mumkun degil . Hem ne derler , her iste bir hayir vardir . Dun bir istatistik okudum . Seyahate cikanlarin % 45'i bir cesit rahatsizlik geciriyor , %35'i turist ishaline yakalaniyor , 12'de 1'i ise hastanelik oluyor . Su %45'te kalmam icin dua edin .
Dun cok tatli iki Amerikali amcayla tanistik . 60 yaslarinda , keyifli , cok yasamis insanlar . Onlari da alip Bar do Armando'ya gittik . Canli muzik yoktu ama disarda oturup aksam 12'ye kadar muhabbet ettik . Biri bugun Skydiving'e gitti , 2000'in uzerinde atlayisi varmis zaten . Bayiliyorum boyle adamlara . Bu aksam da hep beraber yemek yiyecegiz .
Dun gece sehrin her yerinde parti vardi . Hatta ana caddelerden birini bile kapatmislardi . Yine azizlerden birinin gunuymus , artik isimlerini hatirlamakta zorluk cekiyorum . Bizim otelin en ust katinda da muzik vardi , sarkilar sokaktan bile duyuluyordu . Once parti zannettim ama ayin yapiyorlarmis . Adamlarin partisiyle ayinini bile ayirmak zor . Hele bizim otelde olmasi cok ilginc . Cunku bu bolgedeki butun oteller hem normal otel olarak calisiyor , hem de odalari saatlik kiraya veriyorlar . Anlayin iste . Bazilarinin onunde pankartlar bile var : "Promosyon . 1 saat 10 , 2 saat 15 reais " diye . Bizim otelde normal musterilerin kaldigi tek kat bizimki , giris kat . Kalanlarina cikip bakmadim bile , hani beni de karistirirlar diye . Saka degil , burada normallerle , calisan kadinlari ayirmak imkansiz . Herkes hersey olabilir .
Durum bundan ibaret . Bu aksam yine bir yerlerde sokak konseri-partisi var . Belki oralara gideriz .
Opucukler
Sonucta onumuzdeki pazar ya da pazartesiye , boyle giderse hatta saliya , carsambaya kadar benden haber yok , ona gore . Cunku buralarda zaman bir farkli isliyor , Brezilya zaman kavrami diger Guney Amerika ulkelerine gore bile cok farkli . Zaten bazen otobus ne zaman kalkacak gibi sorularda soyle bir konusma yasaniyor :
-Otobus kacta kalkacak?
-5'te
-For sure ?(Eminmisin ?)
-For sure..Maybe..( Eminim..Belki..)
Iste hayat boyle buralarda . Ama adamlar bize adam basi 25'er reais odedi , bu geceki otel ve yemek paralarimizi karsiladilar . Ustelik ben zaten durumu kabullenmisken .
Iste boyle . Bana bu aralar fena halde nazar degmeye basladi galiba . Hastaliklar , gecikmeler...Fena halde dokulmeye basladim . Ama benim moralim yerinde . Bu kadar uzun bir yolculuk yaparken bazi aksilikler olmamasi mumkun degil . Hem ne derler , her iste bir hayir vardir . Dun bir istatistik okudum . Seyahate cikanlarin % 45'i bir cesit rahatsizlik geciriyor , %35'i turist ishaline yakalaniyor , 12'de 1'i ise hastanelik oluyor . Su %45'te kalmam icin dua edin .
Dun cok tatli iki Amerikali amcayla tanistik . 60 yaslarinda , keyifli , cok yasamis insanlar . Onlari da alip Bar do Armando'ya gittik . Canli muzik yoktu ama disarda oturup aksam 12'ye kadar muhabbet ettik . Biri bugun Skydiving'e gitti , 2000'in uzerinde atlayisi varmis zaten . Bayiliyorum boyle adamlara . Bu aksam da hep beraber yemek yiyecegiz .
Dun gece sehrin her yerinde parti vardi . Hatta ana caddelerden birini bile kapatmislardi . Yine azizlerden birinin gunuymus , artik isimlerini hatirlamakta zorluk cekiyorum . Bizim otelin en ust katinda da muzik vardi , sarkilar sokaktan bile duyuluyordu . Once parti zannettim ama ayin yapiyorlarmis . Adamlarin partisiyle ayinini bile ayirmak zor . Hele bizim otelde olmasi cok ilginc . Cunku bu bolgedeki butun oteller hem normal otel olarak calisiyor , hem de odalari saatlik kiraya veriyorlar . Anlayin iste . Bazilarinin onunde pankartlar bile var : "Promosyon . 1 saat 10 , 2 saat 15 reais " diye . Bizim otelde normal musterilerin kaldigi tek kat bizimki , giris kat . Kalanlarina cikip bakmadim bile , hani beni de karistirirlar diye . Saka degil , burada normallerle , calisan kadinlari ayirmak imkansiz . Herkes hersey olabilir .
Durum bundan ibaret . Bu aksam yine bir yerlerde sokak konseri-partisi var . Belki oralara gideriz .
Opucukler
MANAUS-2
Bu Brezilya vatandaslari gercekten pek catlak . Hani tamam yari ciplak geziyorlar anladim da , bugun iccamasiriyla bile gezen gordum . Artik hicbirseye sasirmiyorum burada .
En sonunda burada son gecem . Yarin ogleden sonra tekne hareket edecek . Umarim bir oncekinden daha buyuktur ve de deli bir bufecisi yoktur . Kiz beni Brezilya'nin en populer sarkilarindan nefret ettirdi .
Sonucta 6-7 gun boyunca ortalarda olmayacagim . Buralar tamam tehlikeli falan ama abartildigi gibi degil . O yuzden kimse beni merak etmesin . Hani tekne batmazsa , piranhalar ya da siyah timsahlar beni yemezse , teknedeki yemekten zehirlenmezsem , sikintidan olmezsem ya da deli bir bufeci hatun tarafindan oldurulmezsem 6 gun sonra buralardayim . ( Bu arada en buyuk olasilik deli bufeci sikki).Ortalarda timsah falan yok , piranhalar gozukmuyor , zaten nehrin her yerinde tehlikeli cinsi yasamiyor . Gormek icin illa tur yapmak lazim ama bende de tur yapacak hal yok . Belki belki Leticia'da giderim diyorum . Orasi daha bir Amazon sanki . Bakalim , karar vermek icin erken .
Kardescigim demis ki : Memlekete donmekten hic bahsetmiyorsun . Nasil bahsedeyim ki . Hala zaman cok , mesafe uzun . Ne kadar ozledigimi anlatmaya da kelime yok . Ama Arda , soz verdigin sisme botu alip bana Tunca'da Meric'te kaptanlik yaptirmazsan valla buraya donerim , ona gore .
Yarin yola cikmadan yazmaya calisirim . Simdiiiii.....SAMBA ZAMANI !
En sonunda burada son gecem . Yarin ogleden sonra tekne hareket edecek . Umarim bir oncekinden daha buyuktur ve de deli bir bufecisi yoktur . Kiz beni Brezilya'nin en populer sarkilarindan nefret ettirdi .
Sonucta 6-7 gun boyunca ortalarda olmayacagim . Buralar tamam tehlikeli falan ama abartildigi gibi degil . O yuzden kimse beni merak etmesin . Hani tekne batmazsa , piranhalar ya da siyah timsahlar beni yemezse , teknedeki yemekten zehirlenmezsem , sikintidan olmezsem ya da deli bir bufeci hatun tarafindan oldurulmezsem 6 gun sonra buralardayim . ( Bu arada en buyuk olasilik deli bufeci sikki).Ortalarda timsah falan yok , piranhalar gozukmuyor , zaten nehrin her yerinde tehlikeli cinsi yasamiyor . Gormek icin illa tur yapmak lazim ama bende de tur yapacak hal yok . Belki belki Leticia'da giderim diyorum . Orasi daha bir Amazon sanki . Bakalim , karar vermek icin erken .
Kardescigim demis ki : Memlekete donmekten hic bahsetmiyorsun . Nasil bahsedeyim ki . Hala zaman cok , mesafe uzun . Ne kadar ozledigimi anlatmaya da kelime yok . Ama Arda , soz verdigin sisme botu alip bana Tunca'da Meric'te kaptanlik yaptirmazsan valla buraya donerim , ona gore .
Yarin yola cikmadan yazmaya calisirim . Simdiiiii.....SAMBA ZAMANI !
2 Şubat 2007 Cuma
YINE MANAUS
Burada gunler guzel geciyor . Hava cok sicak , 36 derece . Ama ayni memleketteki yaz havasi , o yuzden beni fazla rahatsiz etmiyor . Dun baktim , Istanbul 5 dereceymis . Offf....Kolay gelsin . Ama ben de sonunda da olsa ucundan kisi yakalayacagim . Yine de bana fazla ozenmeyin , burada yagmur mevsimi oldugu icin durup dururken basinizdan asagi bir kova su bosalabiliyor .
Bugun yine sokaklarda gezinme gunumdu . Boylesi cok eglenceli . Arada bir de Amazon muzesine gittim . Cok ufak bir muze , giris ucretsiz . Ama son derece iyi duzenlenmis ve bazi cok ilginc parcalar var . Bazilari Anadolu Medeniyetleri muzesine konsa , aradaki farki anlamazsiniz . Tam erken neolitik cag ornekleri . Ama sakin bana tarih sormayin , cunku parcalarin hicbirinin uzerinde tarih yoktu . Gorevliye sordum ama ya portekizcem yetmedi ya da adamcagiz bilmiyor . Hani bilse en azindan neolitik kelimesini yakalardi bence.
4 saat araliksiz gezindikten sonra otele gittigimde cok hos bir surprizle karsilastim . Oda arkadasim burada dis doktoruna gidecegi icin epey kalacak . O yuzden ufak bir DVD player almis . ( Evet , cok luksuz bu ara . Odaya kisi basi 5.5 dolar oduyoruz ama klimamiz ve televizyonumuz var - hicbir kanali cekmeyen . Ama var )Ogleden sonrayi film seyrederek gecirmek cok keyifli geldi . Zaten disari ciksak yapacak birsey yok....
Bugun Tabatinga'ya bilet isini hallettik . Internette , rehber kitaplarda bir suru uyari var , mutlaka limandan alin diye . Haklilar , bir suru turist dolandirilmis buralarda . Yine de daha ucuz gitmenin yolu oldugunu biliyordum da nasil yaparim onu cozememistim . Ama burada Eco Discovery turun sahibi-ayni zamanda internet cafenin- Andre ile cok iyi dost olduk . Gunlerdir Brezilya ve Turkiye turizmini kurtariyoruz . Asil bilet fiyati 270 reais , yani 125 dolar kadar . Ama bana daha ucuz bir suru oneri geldi . Cunku asil fiyata acenta komisyonlari , liman vergisi , vs.. ekleniyor . En sonunda bugun Andre ile konustum . Aslinda o buyuk patron , boyle ufak islerle ilgilenmiyor ama elemanlardan birine kontrol etmesini soyledi . Fiyat 230 reais olarak geldi . Ama Andre sagolsun cocuga benden komisyon kesmemesini soyledi , 200 oldu . Ustelik bunu benim anlamadigimi sanarak yapti , cok hosuma gitti . Sorun zaten acenta payini odememek degil , herkes para kazanmali . Ama benim butcemle bu ilac gibi geldi . Ustune ustluk tam VIP muamelesi goruyorum . Yarin sabah bir araba beni limana goturecek , tekneyi gormem icin . Cumartesi sabahi birigelip hamagimi alacak , benim yarin gosterecegim yere asacak . Aksamustu de yine beni otelden alip limana goturecekler . Servise bak . Ben surunmeye alismisim , adamlar bana kralice muamelesi yapiyor . Olsun o kadar . Nasil olsa teknede daha cooook surunecegim . Tabatinga'ya 6 gun , oradan Iquitos bir 3-4 gun daha . Oradan sonrasini bilemiyorum . Hani oradan Ekvator'a gecmek istiyorum ama bir rivayete gore Iquitos-Coca arasi tam iki haftaymis . Nehirden baska yol yok ve hani Iquitos'a vardigimda ne halde olacagimi bilemiyorum . Bu kadar nehir yolculugundan sonra iki hafta daha....Bilemiyorum . Belki de bikmak yerine burada kalip bir nehir teknesinde kaptan olmaya karar veririm . Hic belli olmaz . (Saka degil...)
Bilgisayar cildirmaya basladi nedense . Herhalde bu zavalli makine bile benim planlarima dayanamiyor . Simdilik kaciyorum , yola cikmadan once mutlaka tekrar haberlerimi duyarsiniz . Cok cok opuyorum.........
Bugun yine sokaklarda gezinme gunumdu . Boylesi cok eglenceli . Arada bir de Amazon muzesine gittim . Cok ufak bir muze , giris ucretsiz . Ama son derece iyi duzenlenmis ve bazi cok ilginc parcalar var . Bazilari Anadolu Medeniyetleri muzesine konsa , aradaki farki anlamazsiniz . Tam erken neolitik cag ornekleri . Ama sakin bana tarih sormayin , cunku parcalarin hicbirinin uzerinde tarih yoktu . Gorevliye sordum ama ya portekizcem yetmedi ya da adamcagiz bilmiyor . Hani bilse en azindan neolitik kelimesini yakalardi bence.
4 saat araliksiz gezindikten sonra otele gittigimde cok hos bir surprizle karsilastim . Oda arkadasim burada dis doktoruna gidecegi icin epey kalacak . O yuzden ufak bir DVD player almis . ( Evet , cok luksuz bu ara . Odaya kisi basi 5.5 dolar oduyoruz ama klimamiz ve televizyonumuz var - hicbir kanali cekmeyen . Ama var )Ogleden sonrayi film seyrederek gecirmek cok keyifli geldi . Zaten disari ciksak yapacak birsey yok....
Bugun Tabatinga'ya bilet isini hallettik . Internette , rehber kitaplarda bir suru uyari var , mutlaka limandan alin diye . Haklilar , bir suru turist dolandirilmis buralarda . Yine de daha ucuz gitmenin yolu oldugunu biliyordum da nasil yaparim onu cozememistim . Ama burada Eco Discovery turun sahibi-ayni zamanda internet cafenin- Andre ile cok iyi dost olduk . Gunlerdir Brezilya ve Turkiye turizmini kurtariyoruz . Asil bilet fiyati 270 reais , yani 125 dolar kadar . Ama bana daha ucuz bir suru oneri geldi . Cunku asil fiyata acenta komisyonlari , liman vergisi , vs.. ekleniyor . En sonunda bugun Andre ile konustum . Aslinda o buyuk patron , boyle ufak islerle ilgilenmiyor ama elemanlardan birine kontrol etmesini soyledi . Fiyat 230 reais olarak geldi . Ama Andre sagolsun cocuga benden komisyon kesmemesini soyledi , 200 oldu . Ustelik bunu benim anlamadigimi sanarak yapti , cok hosuma gitti . Sorun zaten acenta payini odememek degil , herkes para kazanmali . Ama benim butcemle bu ilac gibi geldi . Ustune ustluk tam VIP muamelesi goruyorum . Yarin sabah bir araba beni limana goturecek , tekneyi gormem icin . Cumartesi sabahi birigelip hamagimi alacak , benim yarin gosterecegim yere asacak . Aksamustu de yine beni otelden alip limana goturecekler . Servise bak . Ben surunmeye alismisim , adamlar bana kralice muamelesi yapiyor . Olsun o kadar . Nasil olsa teknede daha cooook surunecegim . Tabatinga'ya 6 gun , oradan Iquitos bir 3-4 gun daha . Oradan sonrasini bilemiyorum . Hani oradan Ekvator'a gecmek istiyorum ama bir rivayete gore Iquitos-Coca arasi tam iki haftaymis . Nehirden baska yol yok ve hani Iquitos'a vardigimda ne halde olacagimi bilemiyorum . Bu kadar nehir yolculugundan sonra iki hafta daha....Bilemiyorum . Belki de bikmak yerine burada kalip bir nehir teknesinde kaptan olmaya karar veririm . Hic belli olmaz . (Saka degil...)
Bilgisayar cildirmaya basladi nedense . Herhalde bu zavalli makine bile benim planlarima dayanamiyor . Simdilik kaciyorum , yola cikmadan once mutlaka tekrar haberlerimi duyarsiniz . Cok cok opuyorum.........
1 Şubat 2007 Perşembe
MANAUS
ISTE JAVIER VE NATALIA , BISIKLETLE DUNYA TURU YAPAN DOSTLAR
UFAK OLAN YATAK BENIM , YAZI TURADA KAYBEDINCE BUYUGU ENRICO ALDI.
VE DE TURK TUTUNUNUN DUNYACA UNU
Gordugunuz gibi en sonunda bazi fotograflari eklemeyi basardim . Ushuaia dahil , son sayfalarin cogunda resimler var . Kameramin USB baglantisi olmadigi icin her seferinde cd'ye cekip oyle eklemek lazim . Bir de fotograf boyutlarini kucultmek gerekince isler iyice sarpa sariyor.
Bugun asi yuzunden pek iyi degilim , o yuzden gunun yarisini yatarak , kalanini da bilgisayar basinda gecirdim , yaklasik 5 saattir buradayim . Ama yine de keyfim yerinde , sigara icebiliyorum , calisan cocuklar da bana durmadan birseyler getiriyor . Sut , kurabiye , su...Evde gibiyim .
Dun gece cok eglendik . Buradaki karnaval okullarindan birinin yeri var , aslinda bar ama okula kar getirmek icin yapilmis . Muzik harikaydi -tamam biliyorum , dun nefret ettim dedim ama bu baska , buna bayildim . Epey dans ettik , anlasilan o ki bende guney amerikali kani var .
Simdi artik aksam yemegi zamani , sonra da erkenden uyku.Yarin gezmek lazim...
30 Ocak 2007 Salı
HALA AMAZON
Aynen dunden devam..Kesif nasil gecti derseniz,gecmedi.Ya da 50 metrelik bir yolu kesiften sayarsaniz , tamam . Tekneden indikten sonra yer bulmak , yerlesmek derken saat aksam 10 olmustu . Ve o saatten sonra buralar gozumuze hic hos gozukmedi . Isin dogrusu hep beraber biraz korktuk ve otelin yanindaki kafede biraz oturup yatmaya gittik .
Buralarda yolculuk yapmak epey zor is . Heryerden heryere devamli otobus - ya da tekne - bulmak imkansiz . Zamaninda gitmezseniz bir yerde bir hafta sikisip kalmak isten bile degil . Hele fiyatlar , tamame farkli . O yuzden ozellikle yakinlarda buralara gelecekler icin English-Photos linkine yolculuk ve hotel fiyatlarini ekledim . Hani bir fikir sahibi olabilsinler diye . Cunku ben yola cikmadan o kadar arastirma yapmama ragmen , buraya geldigim ilk hafta notlarimi cope attim , hem agirlik , hem de cogu yanlis cikti . Olsun yine de kafamda bir fikir vardi .
Belem'e gelir gelmez otele gittim . Dus falan derken yine hava karardi . Dediler ki cikmak cok tehlikeli . Ama ne yazik ki benim sigaram bitti . Hayatta geceyi geciremem . Ustumdeki degerli herseyi birakip , yanima 2 reais-1 dolar-alip disari ciktim . Hani Turk' birsey olmaz ya..En kabadayi yuruyusumu takinip sigarami alip dondum . Tamam bana birsey olmadi ama geldigimde Lloyd'un beni aramaya ciktigini soylediler . Ben cikarken odasindaydi . Benim sigara almaya gittigimi duyunca arkamdan firlamis , cok tehlikeli diye . Ben dondum , o yok . Tamam adam 2 metrelik kocaman bir zenci ama yine de geri dondugunde cok rahatladim . Benim yuzumden basina birsey gelseydi ekndimi affetmezdim dogrusu .
Sonucta hosteldeki birkac kisi hep beraber ertesi gunku tekneye binmeye karar verdik . Sabahtan gidip hamaklari alip , tekneye astik , gunu dolasarak gecirip aksamustu tekneye bindik . Bu arada bizim biletlerimiz alt guverte olmasina ragmen bizi ust guvertedeki VIP salonuna aldilar . Aradaki tek fark burasi kapali ve air conditioning var . Yoksa yine insanlar sardalya stili hamaklarda uyuyorlar . Santarem'de tekne degistirdik . Bu sefer daha buyuk ama ust guvertede acik havadayiz . Hic sorun degil cunku devamli ruzgar var ve sivrisinekler hic de abartildigi kadar cok degil . Ama bu teknede Brezilya pop muziginden nefret ettim . En ust guvertedeki bufedeki kiz devamli ayni sarkilari koyup dev hoparlorleri sonuna kadar acti . Alt guverteler cok sikisik oldugu icin oturacak baska yer de yok . 2 gece sonunda Manaus'ta tekneden inerken muzikten nefret ediyorum diye o kadar cok soyleniyordum ki artik millet gulmeye basladi . Yine de bir CD aldim , benim cektigim aciyi anlayasiniz diye .
Bir de sardalya derken saka degil . Benim yanimdaki hamakta uyuyan kizin 6 aylik bir bebegi vardi . Devamli hamakta ve yayiliyor haliyle . Onlari rahatsiz etmemek icin 2 gece yerde , kendi hamacigimin altinda , 1 dolarlik Bolivya battaniyemin ustune kivrilip uyudum . Hani o yorgunlukla insan uyuyup kaliyor ama acisi bu sabah cikti . Hani fena tutulmusum .
Manaus kocaman bir sehir . Nufus 1 milyonun ustunde , hele merkez cok kalabalik . Dun geldigimizde ayni tekneden 7 kisiydik . Uygun bir yer bulmak icin dort bir yana dagildik . Her yer otel dolu ama bazilari pek sakat . Fiyat sordugunuzda - sadece erkekler- bir saatmi , bir gecemi diye soruyorlar . En sonunda basimizi sokacak bir yer bulduk da bana teknenin yerini aratacak yatagima kavustum .
Grubumuz cok eglenceli . Iki kisilik bisikletle dunya turu yapan Ispanyol bir cift , bir Brezilyali cift , bir adet Israilli , bir adet Italyan ve ben . Haliyle muhabbetler Ingilizce-Ispanyolca-Portekizce hatta araya karisan Italyancayla geciyor . Aralarinda 2 dili tam olarak konusan bir tek ben olunca , ben de arada Portekizceyle karistirinca bazen ortalik epey karisiyor . Ama cok cok eglenceli insanlar .
Bu arada Amazon suyuyla yikandim mi? Tabii ki...Teknede baska sans yok ve butun Brezilyalilar yikandi . Ama eminim aralarinda mikrop kapan tek benim . Allahtan saglik genelde uluslararasi bir dil de antibiyotik alabildim . Butce?Simdiden Ekvator'da is aramaya baslamam lazim .
Ama iyi haber de su , en sonunda bugun sari humma asimi olabildim . Peru ve Bolivya'da bulundugum icin beni asisiz Brezilya'ya sokmamalari gerekirmis ama daha once yazdigim gibi , gumruk polisi Turk pasaportunu gorunce asiyi falan unuttu . Burada asiyi bedava yapiyorlar . Bugun gittigimde teyzeler sordu : "Sizde sari humma yok mu?" Azicik yalan soylemek zorunda kaldim , yok dedim . Diyemedim ki hastalik yok ama asisi var . Sadece ben biraz tembellik ettim.Neyse artik asim da tamam , buyursun sivriler .
Buraya gelecek olanlara , cok cok onemli . Hic sitma haplarina guvenmeyin . Butun sitma turlerinin sadece %20 sine karsi hap var . Ve tanidigim herkes almaya baslamalarinin 3.gununde rahatsizlandi . Cogunluk benim gibi , hap almaktansa korunmayi tercih ediyor .
Bu cok uzun oldu.Neyse daha birkac gun buradayim , internet de ucuz olmasa da erisilebilir duzeyde .
Sevgiler,sevgiler
Buralarda yolculuk yapmak epey zor is . Heryerden heryere devamli otobus - ya da tekne - bulmak imkansiz . Zamaninda gitmezseniz bir yerde bir hafta sikisip kalmak isten bile degil . Hele fiyatlar , tamame farkli . O yuzden ozellikle yakinlarda buralara gelecekler icin English-Photos linkine yolculuk ve hotel fiyatlarini ekledim . Hani bir fikir sahibi olabilsinler diye . Cunku ben yola cikmadan o kadar arastirma yapmama ragmen , buraya geldigim ilk hafta notlarimi cope attim , hem agirlik , hem de cogu yanlis cikti . Olsun yine de kafamda bir fikir vardi .
Belem'e gelir gelmez otele gittim . Dus falan derken yine hava karardi . Dediler ki cikmak cok tehlikeli . Ama ne yazik ki benim sigaram bitti . Hayatta geceyi geciremem . Ustumdeki degerli herseyi birakip , yanima 2 reais-1 dolar-alip disari ciktim . Hani Turk' birsey olmaz ya..En kabadayi yuruyusumu takinip sigarami alip dondum . Tamam bana birsey olmadi ama geldigimde Lloyd'un beni aramaya ciktigini soylediler . Ben cikarken odasindaydi . Benim sigara almaya gittigimi duyunca arkamdan firlamis , cok tehlikeli diye . Ben dondum , o yok . Tamam adam 2 metrelik kocaman bir zenci ama yine de geri dondugunde cok rahatladim . Benim yuzumden basina birsey gelseydi ekndimi affetmezdim dogrusu .
Sonucta hosteldeki birkac kisi hep beraber ertesi gunku tekneye binmeye karar verdik . Sabahtan gidip hamaklari alip , tekneye astik , gunu dolasarak gecirip aksamustu tekneye bindik . Bu arada bizim biletlerimiz alt guverte olmasina ragmen bizi ust guvertedeki VIP salonuna aldilar . Aradaki tek fark burasi kapali ve air conditioning var . Yoksa yine insanlar sardalya stili hamaklarda uyuyorlar . Santarem'de tekne degistirdik . Bu sefer daha buyuk ama ust guvertede acik havadayiz . Hic sorun degil cunku devamli ruzgar var ve sivrisinekler hic de abartildigi kadar cok degil . Ama bu teknede Brezilya pop muziginden nefret ettim . En ust guvertedeki bufedeki kiz devamli ayni sarkilari koyup dev hoparlorleri sonuna kadar acti . Alt guverteler cok sikisik oldugu icin oturacak baska yer de yok . 2 gece sonunda Manaus'ta tekneden inerken muzikten nefret ediyorum diye o kadar cok soyleniyordum ki artik millet gulmeye basladi . Yine de bir CD aldim , benim cektigim aciyi anlayasiniz diye .
Bir de sardalya derken saka degil . Benim yanimdaki hamakta uyuyan kizin 6 aylik bir bebegi vardi . Devamli hamakta ve yayiliyor haliyle . Onlari rahatsiz etmemek icin 2 gece yerde , kendi hamacigimin altinda , 1 dolarlik Bolivya battaniyemin ustune kivrilip uyudum . Hani o yorgunlukla insan uyuyup kaliyor ama acisi bu sabah cikti . Hani fena tutulmusum .
Manaus kocaman bir sehir . Nufus 1 milyonun ustunde , hele merkez cok kalabalik . Dun geldigimizde ayni tekneden 7 kisiydik . Uygun bir yer bulmak icin dort bir yana dagildik . Her yer otel dolu ama bazilari pek sakat . Fiyat sordugunuzda - sadece erkekler- bir saatmi , bir gecemi diye soruyorlar . En sonunda basimizi sokacak bir yer bulduk da bana teknenin yerini aratacak yatagima kavustum .
Grubumuz cok eglenceli . Iki kisilik bisikletle dunya turu yapan Ispanyol bir cift , bir Brezilyali cift , bir adet Israilli , bir adet Italyan ve ben . Haliyle muhabbetler Ingilizce-Ispanyolca-Portekizce hatta araya karisan Italyancayla geciyor . Aralarinda 2 dili tam olarak konusan bir tek ben olunca , ben de arada Portekizceyle karistirinca bazen ortalik epey karisiyor . Ama cok cok eglenceli insanlar .
Bu arada Amazon suyuyla yikandim mi? Tabii ki...Teknede baska sans yok ve butun Brezilyalilar yikandi . Ama eminim aralarinda mikrop kapan tek benim . Allahtan saglik genelde uluslararasi bir dil de antibiyotik alabildim . Butce?Simdiden Ekvator'da is aramaya baslamam lazim .
Ama iyi haber de su , en sonunda bugun sari humma asimi olabildim . Peru ve Bolivya'da bulundugum icin beni asisiz Brezilya'ya sokmamalari gerekirmis ama daha once yazdigim gibi , gumruk polisi Turk pasaportunu gorunce asiyi falan unuttu . Burada asiyi bedava yapiyorlar . Bugun gittigimde teyzeler sordu : "Sizde sari humma yok mu?" Azicik yalan soylemek zorunda kaldim , yok dedim . Diyemedim ki hastalik yok ama asisi var . Sadece ben biraz tembellik ettim.Neyse artik asim da tamam , buyursun sivriler .
Buraya gelecek olanlara , cok cok onemli . Hic sitma haplarina guvenmeyin . Butun sitma turlerinin sadece %20 sine karsi hap var . Ve tanidigim herkes almaya baslamalarinin 3.gununde rahatsizlandi . Cogunluk benim gibi , hap almaktansa korunmayi tercih ediyor .
Bu cok uzun oldu.Neyse daha birkac gun buradayim , internet de ucuz olmasa da erisilebilir duzeyde .
Sevgiler,sevgiler
AMAZON
VALLA ISIMLERINI BIR TURLU HATIRLAYAMIYORUM AMA UZUN ZAMAN PISIRILMEZSE ZEHIRLIYMIS
BOYLE SATICILAR NEHIR BOYUNCA VAR , HINDISTANCEVIZI ALMAK ICIN MUKEMMEL
HER ZAMAN GERIDE BIRAKTIGIM AYAKKABILARIMIN RESMINI CEKERIM , KONU AMAZON OLUNCA TERLIK OLDU ARTIK
IKI NEHRIN KARISMADIGI NOKTA BU ISTE
BU COK HOS , AYNI CINSIYETTEN IKI KISININ AYNI HAMAKTA OLMASI YASAKTIR DIYOR!
En sonunda rahat rahat yazabilecegim bir mekana ulasmayi basardim . Rio'dan Belem'e biletim cumartesi gununeydi ama hava ilk defa o kadar guzeldi ki bir gun sonraya alip butun gunu plajda yatip "Denizi seviyorum" diyerek gecirdim .
Rio inanilmazdi . Ilk defa orada Brezilyalilarin cilgin oldugunu dusunmeye basladim . Bir de karnaval yaklastikca herkes havaya girmeye baslamis . Ana caddelerde bile ekipler prova yapiyor , arkalarinda da izleyicileri dansederek gidiyor . O kadar egleniyorlar ki trafik tikanmis , kimsenin umurunda degil . Her yastan insan sarki soyleyip , dans ediyor . Hatta gordugum teyzelerden birinin en az 80 yasinda olduguna bahse bile girerim . Sokak partileri de son hiz devam . Herkesin ustunde olabildigince minnacik bir parca giysi , ellerinde ickileri , sabaha kadar dans . Bu adamlar gercekten ahlaksiz...Bayildim.
Tabii zaman devamli eglenerek gecmiyor . Rio cidden tehlikeli , ben de sonunda nasibimi aldim ve de hostelde soyuldum . Nasil becerdiler bilemiyorum , o kadar dikkat ederken...Epey bir para gitti , daha dogrusu o an icin ustumde olan naktin cogu . Cogu diyorum , herhalde acimis bana ki 30 reais yani 13 dolar kadar birakmis . Yine de benim durumum iyi , karta dokunmamis . Ama Silili kizlardan biri bir odeme icin para tasiyormus , zavallimin 1200 dolari gitti . Ona da 100 dolar birakmis . Soyulan birkac kisi daha var , ayni gun icinde . Anlasilan bizim sirt cantalilardan birinin ya parasi bitti , ya da tatili uzatmaya karar verdi .
Rio-Belem yolculugu tam 52,5 saat surdu . Nasil dayandigimi hic sormayin . Hani oturup etrafi seyredip , yapacak birsey yok mantigiyla bitirdim .
Daha sonra devam edecegim , su an Manaus'tayim ve gayet iyiyim . Simdi arkadaslarla kesfe cikma zamani...
Opuldunuz
19 Ocak 2007 Cuma
RIO DE JANEIRO -2
LAFA GEREK YOK
SAGDAKI PAULI , BAYILDIM VELEDE
BIZIM HATUNLAR , ARJANTIN , BREZILYA,SILI VE BEN
Gordugunuz gibi hala buradayim . Rio yagmurlari ve ruzgarlariyla beni atmaya calissa da inat ettim , gitmiyorum . Bugun ruzgarin hizi saatte 200 kilometreye kadar cikmis . Merkezde bile bu tehlikeli cunku kafaniza her an koca koca meyveler dusebilir . Biri beni birkac santimle iskaladi bugun .
Rio'da gezecek cok yer var , sehir cok buyuk ve guzel . Ama benim ilk gittigim yer Maracena futbol stadyumu oldu . Arda kardesimin benden burada tek istegi buydu . Sonunda ben de haci oldum , futbol otoriteleri korksun artik benden .
Sehrin cogunu gezdim ama hala tepelere gitmedim . Yarin hava duzelir diye dua eden binlerce turist var burada , ben de aralarindayim . Ama bir karar verdim , duzelmezse gitmeyecegim cunku cok cok pahali . Ihtiyar ve -hala-parasiz bir kadin oldugumda yaparim artik .
Ozlem , Murat , ikinizi de seviyorum . Tavsiyeleriniz ve desteginiz icin cok tesekkurler.
En sonunda amazonlara bir yol buldum . Ozlem hakli , Manaus kara yoluyla cok zor , imkansiz degil ama bu mevsimde biryerlerde haftalarca bile sikisip kalmak mumkun . Dun gece haritayi onume koymus dusunurken aklima baska bir yol geldi . Neden Manaus ?Kimden cikti bu fikir? Yani tabii ki benden ama gerek yok . Daha hos birsey yapacagim . Belem'den baslamak gibi . Boylece tam bir TransAmazonia olacak . Daha zor ama yaparim herhalde..Cumartesi icin biletimi aldim , saka gibi ama tam 54 saatlik otobus yolculugu . Salvador'a da gitmeyi istiyordum ama eger biran once daha ucuz bir yerlere ulasamazsam , kotu olacak . Burasi epey pahali.
Niyet su : belm'den tekneyle Manaus , oradan yine tekneyle Peru siniri , oradan da yine tekneyle Ekvator , Coca sehri . Artik oradan sonrasini ben de bilemiyorum.Bir yol bulurum herhalde .
Simdi bir rapor vereyim :
CALINANLAR
Butun makyaj malzemeleri ve beautiful parfum ( Iyi oldu , gerek yoktu zaten)
MP3 player (O da iyi oldu , zaten memleketten getirdigim butun sarkilar silinmisti)
Uyku tulumumun kilifi : Bunu ben de anlamadim...
ESKIYENLER-ki bu , burada kalacaklar demek...
Spor ayakkabilarim : Hirvatistan mali ayakkabilarim son birkac gunlerini yasiyor , tamamen parcalanmalarina ramak kaldi.
T-shirtler : En sevdigim ikisi ve sile bezi gomlegim amazon sonunda cope gidiyor.Evsizlerin bile giymeyecegi hale geldiler.
Terliklerim : Yarin yeni almam lazim , aynen, olduler .
SAGLIK DURUMU
Cok iyi , arada ishal , turist durumlari . Son 3 gundur alerji , sebep belirsiz , ilac aliyorum . Bunun disinda iki cok kotu dusus , San Pedro'da ufak siyriklar ve incinmis bir bilek-hala agriyor . Sebebi de karanlik ve benim mumyalardan korkmam.Ikincisi fena , Iguazu , yagmur sonrasi fotograf cekecegim diye disari cikmam ve basamaklarin kaygan olmasi . Beni en cok korkutan bu oldu cunku makinayi kollayacagim diye kolumun ustune dustum ve iki saniye icinde sisti . "Tamam" dedim , "Maceranin sonu.Kirdim en sonunda". Cok fena incinmis ama kirik olmadigini farkedince cok sevindim . Sonuc olarak Iguazu'da bir gece fazladan kaldim ve hala beni goren herkes kotu bir kaza gecirdigimi dusunuyor .
Iste bu kadar . Simdilik durum bu..........
Cok cok opuyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


